YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16134
KARAR NO : 2015/4389
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2013 gün ve 2013/38-2013/228 sayılı kararı onayan Daire’nin 28/05/2014 gün ve 2014/4579-2014/9923 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin “… oklava şekil” ibare ve biçimli 43. sınıftaki Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ve Geçici konaklama hizmetlerini (gündüz bakımı -kreş- hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil) içeren 31.08.2007/46775 sayılı markanın sahibi olduğunu, bu markayı … adresindeki restoran işletmesinde kullandığını, markasının haklı bir şöhret sahibi olduğunu, davalı …’in esnaf işletmesinde ve kartvizitinde … … tanıtım işaretini kullanarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, sözlü ve yazılı ihtarlara karşı eylemine son vermediğini iddia ederek, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, müvekkilinin işyerinde yufka, kadayıf ve mantı gibi unlu mamullerinin doğrudan üretim ve satışını yaptığını, davacının ise restoran işlettiğini, yapılan işlerin farklı olduğunu, ayrıca kullandıkları logoların da farklı olduğunu, bu adı işi gereği oklava kullandığı için tercih edip kullandığını, bu sebeple bir karışıklık doğmayacağını, kullandığı tanıtım işaretinin marka olarak tescili amacıyla 17.08.2012 tarihinde 30 ve 35. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2012/72149 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.