Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16261 E. 2015/5019 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16261
KARAR NO : 2015/5019
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 gün ve 2012/247-2013/262 sayılı kararı onayan Daire’nin 26/06/2014 gün ve 2014/4747-2014/12237 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %99 hissesinin sahibi olduğunu, davalı şirketin 08/03/2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu kararda 2010 yılı dönem karının ortaklara ortaklık payları oranında dağıtılması konusunda yazılı teklif üzerine karın TTK hükümleri doğrultusunda ortaklara ortaklık payları oranında dağıtılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davalı şirket yönetim kurulunun 11/05/2011 tarih ve 403 sayılı kararı ile “08/03/2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kar payı dağıtımı ile ilgili olarak TTK’nın 470. maddesi uyarınca kar payı sadece safi kardan ve bu amaçla ayrılmış olan yedek akçelerden dağıtılabileceğinden 30.582.869,29 TL tutarındaki 2010 yılı karından TTK hükümleri doğrultusunda 39.592.181,64 TL tutarındaki 2009 yılı zararının mahsup edilmesi gerektiği, genel kurul kararının TTK hükümleri doğrultusunda uygulanması sonucu fiilen dağıtılacak kar bulunmadığından bu hususun ortaklara bildirilmesine” yönünde karar alındığını, genel kurul kararına rağmen yönetim kurulunun bu şekilde karar alamayacağını, kar payı dağıtımının genel kurulun yetkisinde olduğunu, kar payı dağıtımı kararı doğrultusunda müvekkilinin hissesine düşen kar payı alacağının tahsili için … 26. İcra Müdürlüğü’nün 2012/956 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalı yanın itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %40’ı oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 26.06.2014 gün 2014/4747 E, 2014/12237 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.