Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16448 E. 2015/11619 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16448
KARAR NO : 2015/11619
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2014
NUMARASI : 2014/4-2014/181

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.07.2014 tarih ve 2014/4-2014/181 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.11.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M. Ç.fer’i müdahil TMSF vekili Av. Ce.Ka., davalı ING Bank A.Ş. vekili Av. E. I.dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin E. A.Ş. M. Şubesi’ne 21.12.1999 tarihinde 84.000 USD yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, 84.000 USD’nin hükmen tahsiline, paranın bankaya yattığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 1.000 USD göstererek bu meblağ üzerinden harç yatırmıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile O.Bank Ltd.’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın BK’nun 41, 55 ve TTK’nın 336 maddesine dayanması nedeniyle zamanaşımının başlangıcının davaya konu paranın ilgili Of. Bank’tan tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığı tarihten başlaması gerektiğinden zamanaşımının dolmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın 84.000,000 USD’nin tazminine ilişkin olduğu, HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının koşullarının oluşmadığı, HMK’nın 109/2. maddesindeki kısmi dava açma yasağı da dikkate alındığında dava değeri 84.000,00 USD’nin dava tarihindeki TL karşılığına göre hesaplanacak harç bulunmakla bu miktar üzerinden harcın ikmali gerekmekte ise de Yargıtay HGK’nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda eldeki dava kural olarak nispi harca tabii olmakla birlikte davanın davalı tarafı harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın maktu harç miktarı olduğu, davacı tarafça da bu miktarda peşin harcın yatırılmış olduğu anlaşıldığından harç ikmali yönünde HMK’nın 120. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.000,00 USD’nin 21/12/1999 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davacı lehine 1.000 USD karşılığı 2.175,90 TL üzerinden vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, off shore alacağının tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya yatırdığı 84.000 USD’nin hükmen tahsilini talep etmiş, ancak dava dilekçesinin birinci sayfasında dava değerini 1.000 USD göstererek bu meblağ üzerinden harç yatırmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinde talep edilen 84.000,00 USD üzerinden harcın ikmali gerektiği ancak Yargıtay HGK’nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararı doğrultusunda işbu dava nispi harca tabii olmakla birlikte davalı taraf harçtan muaf olduğundan dava sonunda davanın reddi halinde dahi alınması gerekli harç maktu olup alınabilecek nispi karar ve ilam harcı bulunmadığından peşin alınabilecek en fazla harcın maktu harç miktarı olduğu belirtilerek harç ikmali yönünde uygulanma yapılmayıp davanın kabulüne karar verilmesine rağmen anılan gerekçeye ve atıf yapılan Yargıtay HGK’nun 03/11/2011 tarih, 2010/10-550 Esas, 2010/561 Karar sayılı kararına aykırı olacak şekilde hüküm fıkrasının 6. bendinde davacının dava dilekçesinde harca esas değeri 1.000,00 USD olarak gösterdiği belirtilerek bu meblağ üzerinden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. Harçlar Kanunu’nun 30’uncu maddesinde peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmayacağı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 409’uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulmasının, noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu, aynı Kanun’un 32’nci maddesinde de yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı düzenlenmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere somut dava nisbi harca tabi bir dava olup mahkemece, harcın ödenip ödenmediğinin resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davanın açıklanan mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacı tarafa mehil verilmek, Harçlar Kanunu’nun 32. ve Yönetmeliğin 54. maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek (Bakınız, Baki KURU, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt III, syf.3154, Cilt V, syf.5317) neticesine göre karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili, davalı Banka vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ve fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re’sen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı Banka vekili, fer’i müdahil TMSF vekili ve fer’i müdahil O. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalıya iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.