Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16698 E. 2014/17492 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16698
KARAR NO : 2014/17492
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 tarih ve 2014/111-2014/111 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Müteriz-Borçlu vekili, ihtiyati haciz kararına konu olan banka alacağının kat edilerek muaccel hale gelmediğini, dolayısıyla müvekkilinin yönetimine 17/05/2013 tarihinde TMSF tarafından el konulduğu da dikkate alındığında müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı banka vekili, borçlunun yönetimine TMSF tarafından el konulmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmeyip sadece muhafaza tedbiri alınması ve satışı engellediğini, borçlu tarafa kat ihtarnamesinin noter aracılığı ile usulüne uygun olarak gönderildiğini ve borçluya 17/02/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, öte yandan borçlunun ileri sürmüş olduğu itirazların ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında bulunmadığını savunarak itirazın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesi kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından noter kanalı ile borçluya kat ihtarnamesi gönderildiği ve usulüne uygun olarak 17/02/2014 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, dolayısıyla ihtiyati haciz kararının verildiği tarih itibari ile borcun muaccel hale geldiği, öte yandan İİK 68/b-1 maddesi anlamında belge niteliğinde olan belgenin İİK’nun 68/1 anlamında belge niteliğinde sayılacağı, dolayısıyla bu belgeye dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilebileceği, TMSF 1. Tahsilat Daire Başkanlığı’nın 23/05/2013 tarih, 1130 sayılı yazısında belirtildiği üzere fonun izni olmaksızın 3. kişiler tarafından sadece borçlu-muterizin mallarının muhafaza altına alınması ve satışının talep edilemeyeceği, dolayısıyla bu icra işlemleri dışında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel bir halin bulunmadığı, borçlunun ileriye sürdüğü diğer itiraz sebeplerinin ancak genel mahkemede açılacak esas hakkındaki menfi tespit davasında ileri sürülebilecek itirazlardan olduğu gerekçesi ile muteriz-borçlunun itirazının reddine karar verilmiştir.
Kararı itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borçlu vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, borçlu vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.