Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16699 E. 2014/18727 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16699
KARAR NO : 2014/18727
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : İSKENDERUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/06/2013
NUMARASI : 2013/57-2013/351

Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2013 tarih ve 2013/57-2013/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin davalı Bankadan kullandığı tarım kredileri için toplamda 2.000 TL’nin kesildiğini, ayrıca kredi borcu bittiğinde ipoteğin fekki için 200 TL tahsil edildiğini, bu kesintilerin hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek 2.200 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi için hizmetler satın aldığını, bu bedellerin Bankaya yüklenemeyeceğini, tacir olan müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında ücret alabileceğini, dava konusu ücretlerin alınacağı hususunda davacıya bilgi verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL masraf ticari nitelikteki krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı Bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen bir kısım ücretlerin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece, kredinin ticari niteliği nedeniyle tahsil edilen dava konusu tutarın iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kredi kullanımına ilişkin kredi sözleşmeleri celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmışsa da sözleşme hükümlerinin ve diğer bankaların emsal uygulamalarının değerlendirilmediği bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla mahkemece, anılan kredi sözleşmelerinin getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen masrafların nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımından
bankacılık işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınarak, sözleşme hükümlerinin, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi, davalı Bankaca tahsil edilen ücretlerin uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.