YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16701
KARAR NO : 2015/9628
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 44. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2011/213-2014/59
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2011/213-2014/59 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl dava davacısı- birleşen dava davalıları vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı K.. Ş.. vekili Av. S.. T.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 05/01/2001 tarihinde yapılan acentelik sözleşmesinin her yıl imzalanan ek sözleşmeler uyarınca bu zamana kadar devam ettiğini, tarafların 14/12/2009 tarihinde yaptıkları ek sözleşme ile 2010 yılı için karşılıklı çalışma esaslarını belirlediklerini, buna göre 2009 yılında olduğu gibi 2010 yılında da davacının mevcut işlerde 1.500.000 TL ve üstünde üretim yapmayı, yeni işlerde de 750.000 TL ve üstünde üretim yapmayı taahhüt ettiğini, buna karşılık davalı şirketin de bu miktarların %5’leri oranında peşin ek komisyonlarını Ocak 2010 ayının ilk iş gününde müvekkili şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin ödemeyi yapmadığını, gönderilen ihtarların sonuçsuz kaldığını, ayrıca 2009 yılı bakiye komisyonunun da ödenmediğini, buna rağmen davalının müvekkiline borç çıkardığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya 371.501,09 TL borçlu olmadığının tespiti ile 2009 yılından bakiye 6.370 TL ile 2010 yılı ek komisyon bedeli olan 112.500 TL toplamı 118.870 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında imzaladıkları sözleşme uyarınca müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının muteber ve kati delil teşkil edeceğini, buna göre davacıya herhangi bir borç bulunmadığı gibi alacaklarının bulunduğunu, ayrıca acentenin karşılık hesabının bulunması nedeniyle sözleşme uyarınca komisyona hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada da davacı vekili olarak, davalı şirketin acenteliğinin sona erdirildiğini, münfesih acente olan davalı şirketin hesaplarının incelenmesi sonucu müvekkiline borçlu olduğunun tespit edildiğini, ihtara rağmen davalı şirket tarafından borcun ödenmediğini, ayrıca diğer davalıların da yaptıkları garanti sözleşmesi uyarınca acentenin doğacak tüm borçlarına garantör olduklarını ve bu nedenle de sorumlu bulunduklarını ileri sürerek 564.578,57 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren uygulanacak %80’den az olmamak kaydı ile en yüksek oranlı reeskont faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı acente ile davalı sigorta şirketi arasındaki acentelik sözleşmesi uyarınca taraflar arasında acentelik ilişkisinin bulunduğu ve her yıl yapılan ek sözleşmeler ile karşılıklı çalışma esaslarının belirlendiği, bu sözleşmeler uyarınca da davacı acentenin 1.500.000 TL üstünde üretim yapmayı, yeni işlerde de 750.000 TL ve üstünde üretim yapmayı taahhüt ettiği, bu şekilde belirtilen miktarı geçmesi halinde %5 oranında ek komisyon alacağına hak kazandığının düzenlendiği, 17/11/2008 tarihli ek sözleşmenin 1. maddesi uyarınca davacı acentenin 01/01/2009 ve 31/12/2009 tarihleri arasında sigorta sektörünün 2008 yılına göre genel büyüme oranından az olmayacak şekilde büyümeyi taahhüt ettiği, yine ek sözleşmenin 2. maddesi uyarınca da acentenin 31/12/2009 tarihi itibari ile karşılık hesabının bulunmamasının gerektiğinin düzenlendiği, yargılama sırasında alınan her iki bilirkişi raporunda da davacının gerek 2009 gerekse 2010 yıllarında davalıya ödenmemiş borcunun bulunduğu, bu nedenle %5’lik ek komisyon alacağını hak etmediği, sigorta şirketinin defterlerinin usule uygun olması ve aralarındaki delil sözleşmesi uyarınca da sigorta şirketinin defterlerinin esas alınmasının kararlaştırılmış olması nedeniyle bu defterlere göre belirlenen 394.679,94 TL miktarında sigorta şirketinin acentesinden alacaklı olduğu, dosyada bulunan garanti sözleşmesinin hükümleri incelendiğinde, metinde verilen teminatların kefalet sözleşmesine göre daha ağır hükümleri taşıması, teminat verenlerden E. C. K. dışındaki davalıların acentenin yetkilisi olması, yetkili sıfatı ile söz konusu garanti sözleşmesini imzalamaları sebebi ile garanti alanı acentelik sözleşmesinin devamına yöneltmeleri, sahip oldukları ve yöneticisi bulundukları şirket nedeniyle garanti sözleşmesi ve acentelik sözleşmesinin imzalanmasından menfaat temin etmiş olmaları, söz konusu acentenin yöneticisi olmaları sebebi ile tacir sıfatlarının bulunması gibi kıstaslar dikkate alındığında davalılardan B. K. ve S.K.’nın imzalamış oldukları garanti sözleşmesi ile Borçlar Kanunu 110. maddesinde düzenlenen başkasının fiilini taahhüt ettikleri ve garantör sıfatı ile söz konusu sözleşmeyi imzaladıkları, bu bakımından davalı acenteye ait borçlardan sorumlu oldukları, davalı E.C. K.’nın ise söz konusu garanti sözleşmesini bizzat imzalanmadığı, bu garanti sözleşmesinin E. C. K.’ya vekaleten S.K. tarafından yapıldığı, ancak bu vekaletnamede vekil eden E. C. K.’nın vekil S.K.’ya kendisini borç altına sokacak şekilde herhangi bir vekaletname ve yetki vermediği, bu nedenle bu davalı E.C. K. vekili olarak imzalanan garanti sözleşmesinden davalının sorumlu olmayacağı gerekeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 394.679,94 TL’nin davalılar K. Sigorta Aracılık Hizm.Ltd. Şti., B. K. ve S. K. dan tahsiline, dava tarihinden sonra 23/02/2011 tarihine kadar yapılan 144.447,00 TL ödeminin infaz aşamasında borçtan mahsubuna, davalı E. C. K. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl dava davacısı ve birleşen dava davalıları vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl dava davacısı- birleşen dava davalıları vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl dava davacısı- birleşen dava davalıları vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 20.201,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl dava davacısı- birleşen dava davalılarından alınmasına, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.