Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1675 E. 2014/8093 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1675
KARAR NO : 2014/8093
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : SAKARYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/113-2013/542

Taraflar arasında görülen davada Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/113-2013/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 17.04.2000 tarihinde Adapazarı Z.Bankası Şubesi’nden 15.000 Alman Markını aylık % 5,75 yıllık % 69 faiz oranı ile vadeli hesaba yatırdığını, vadeli hesap olması nedeniyle parasını çekmediğini, yurt dışında olması nedeniyle bu paraya ihtiyaç duymadığını, yurt dışından kesin dönüş yapıp yatırdığı parayı almak için Adapazarında ki bankaya müracaatında 10 yıllık zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığından bahisle talebinin reddedildiğini, sözleşme ile vadeli hesap açtırdığını, bu sözleşmede yer alan hükme göre aynı şartlarla vade sonunda birer yıl süre ile yenilenme şartı bulunduğunu, bu durumda müvekkilinin vadeli hesabının zaman aşımına uğramasının söz konusu olmadığını, beyan ederek vadeli hesaba yatırdığı 15.000 DM karşılığı 50.000 TL’nin 17.04.2000 tarihinden itibaren yıllık % 69 mürekkep faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fazlaya ait talep ve haklarının mahfuz tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı bankanın l7.04.2000 -1947/699 sayılı mektup ile davacıya mektup yazarak havale ile gelen l5.000 DEM için 12 aylık vadeli, aylık 5,75 oranında faizli döviz mevduat hesabı açtığını bildirdiği, hesabın vadeli olduğunu bankanın resmen kabul edip 15.000 DEM lik hesabı açtığı, mudinin tasarrufunu koruması içab ederken, zaman aşımına uğradığı gerekçesi ile hesabı yok saymasının bir bankanın güvenilirliği ile bağdaştırılamayacağı, bu nedenle bankanın sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle; Mark’ın zaman içinde EURO’ya çevrildiği dikkate alınarak itibar edilen bilirkişi raporuna göre, 15.000 DEM, 9.262,27 EURO’ya dönüşerek dava tarihindeki Türk lirası kurundan değeri 21.704,27 TL’ye ulaştığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 21.704,27 TL’nin vadeli hesap cüzdanına göre paranın % 5.75 vadeli açıldığı tarih olan 17.04.2000 tarihinden itibaren 5,75 oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline , fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece; bilirkişi raporu ile belirlenen 21.704,27 TL alacağın, hesabın açıldığı tarihten itibaren hesap cüzdanında yazılı olan ve DM hesabına 1 yıl süre ile uygulanacağı belirtilen %5,75 faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda, davacının 12 ay vadeli hesaba yatırdığı 15.000 DM’nin dava tarihi itibariyle faizi ile birlikte TL karşılığı 21.704,27 TL olarak hesaplandığı halde mahkemece, bu miktara tekrar hesap açılış tarihinden hesap cüzdanında 1 yıl vadeli DM için belirtilen faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davacının dava tarihi itibariyle 15.000 DM’nin bilirkişi tarafından 21.704,27 TL olarak hesaplanmasına yönelik de itirazları bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece, davacıya ait hesabın, 1 yıl vade ile aylık %5,75 faiz oranıyla açıldığı, bu 1 yıl vadeden sonra takip edilmediği ve hesabın o tarihte geçerli para birimi olan DM üzerinden açıldığı hususları nazara alınarak EURO para birimine geçildiği tarihe kadar faizi ile birlikte DM olarak belirlenmesi, EURO para birimine geçiş tarihinden itibaren o tarihte hesapta faizi ile ulaşılan DM’nin EURO’ya çevrilerek ve vadenin dolup dolmadığı da nazara alınarak buna göre temerrüt tarihine veya daha önce temerrüt oluşmamışsa dava tarihine kadar EURO’nun faizi ile birlikte ne miktara ulaştığının belirlenmesi ve dava tarihi itibariyle TL karşılığının bulunarak davacının alacak miktarının buna göre hesaplanması, ayrıca davacının hesabındaki parayı bankadan talep ettiği tarihin de belirlenerek bu tarih itibariyle bankanın temerrüde düştüğü ve temerrüt faizinin de bu tarih itibariyle belirlenmesi gerektiği gözetilerek bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme hükmünün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.