YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/170
KARAR NO : 2014/1962
KARAR TARİHİ : 05.02.2014
MAHKEMESİ : VAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2012
NUMARASI : 2011/247-2012/374
Taraflar arasında görülen davada Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2012 tarih ve 2011/247-2012/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin babası M.. P..’ın, halk arasında R. P. ismi ile Van’da herkes tarafından bilinip, tanınan biri olduğunu, sağlığında davalı Banka şubesinde görevli memurun kendisini tanıması nedeniyle kimliği dahi alınmadan R. P. ismiyle hesap açıldığım ve bu isimle banka işlemlerinin yürütüldüğünü, müvekkilinin babasının vefatından sonra mirasçılarının bankaya müracaatlarında nüfus kaydı ile bankadaki ismin farklı olması nedeniyle kendilerine ödeme yapılmadığını ileri sürerek, davalı banka Van Şubesi’nde bulunan hesapta ismi geçen R. P. ile müvekkilinin babası M.. P..’ın aynı kişiler olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mirasçılık belgesinde murisin isminin M.. P.. olarak belirtilmesine rağmen, hesap sahibinin isminin R. P. olarak kayıtlı olması nedeniyle ödeme yapılmadığım savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Van Ziraat Bankası nezdinde bulunan … no’lu hesap sahibi olan R. P. ile davacımn babası M.. P..’ın aynı kişiler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Van ili, merkez ilçesi, Ş. Mahallesi, cilt no: .., hane no: …, BSN no: …’de nüfusa kayıtlı … T.C. No’lu M.. P.. ile Van Ziraat Bankası Şubesi nezdinde bulunan … no’lu hesap sahibi R. P.’nun aynı kişiler olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karan, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava; davacının murisi babasına ait olduğunu iddia ettiği davalı Banka şubesindeki hesapta bulunan paranın, isim farklılığı nedeniyle davalı Banka tarafından kendisine verilmediğinden bahisle, hesap sahibi ile davacının murisinin aynı kişiler olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacının murisinin davacı dışında da mirasçıları bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır. 4721 sayılı TMK’nın 640. maddesi uyarınca birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere mirasçının birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna miras ortaklığı denir. Miras ortaklığının tüzel kişiliği ve taraf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince miras ortaklığının tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerektiğinden mahkemece, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda muvafakatlarının alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi için uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.