YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17385
KARAR NO : 2015/3301
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.08.2014 tarih ve 2013/124 – 2014/200 sayılı karar ile tavzih isteminin reddine olan ek kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı …Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sattığı koyunlar karşısında davalı Bankaya ait 30.12.2012 tarihli 25.500 TL bedelli çeki aldığını, ailesinin satın aldığı araca karşılık da anılan çeki verdiğini, müvekkilinin çeki verdiği kişilerle irtibata geçerek çekin teslimi halinde bedelini ödeyeceğini bildirdiğini, takasta olan çekin hesabına paranın yatırılması halinde tahsil edileceğinin söylenmesi üzerine müvekkilinin çek bedelini davalıdaki hesaba yatırdığını, çekin keşide günü geldiğinde ise sahte olduğunun, keşide tarihlerinde tahrifat yapıldığının anlaşıldığını, satıcının aracı geri aldığını, davalı Bankanın çekin kaşe vurulmadan piyasada dolaşmasına imkan sağladığını, 1 ay evvel karşılıksız kaşesi vurulmasına rağmen takas sisteminde yer almasını önlemediğini, bu itibarla sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından … hesabına yatan 25.500 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, çekte tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, iddiaların çelişkili olduğunu, müvekkilinin diğer davalıya çek karnesi vermesinde bir usulsüzlük bulunmadığını, davacının zarara kendi eylemleri ile sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Bankanın çekin karşılıksız kaşesi vurulmasına rağmen takas sisteminde yer almasını önlememesi, bu hususta basiretli davranmaması, çekin 30.11.2011 tarihinde … Bankası A.Ş. takas servisince takastan yazdırıldığı ve karşılıksız olduğunun sistem kayıtlarında görülmesine rağmen davacı tarafından 03.01.2013 tarihinde … hesabına ait 4540350 numaralı çek bedeli açıklaması ile para yatırmış olduğunun davalı Bankaca kabul edildiği, davalı Bankanın bu hususta sorumluluğunun bulunduğu, davalı …’ın da çekin keşidecisi olması ve davacının 25.500 TL’yi hesabına yatırması neticesinde bu miktar kadar sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.500 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekilinin, faiz yönünden tavzih kararı verilmesi yönündeki talebi de mahkemece, tavzihi istenen konunun HMK’nın 304/1’inci maddesi kapsamında düzeltilebilecek hususlar arasında yer almadığı gerekçesiyle ek kararla reddedilmiştir.
Asıl kararı ve tavzih isteminin reddine dair ek kararı davacı vekili, asıl kararı davalı … Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin asıl karara ve tavzih isteminin reddine dair ek karara ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, bir satım ilişkisine binaen davacıya verilen çekin bedelinin davacının akidi ve davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece çek bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, dava konusu çek bedelini davalılardan …’ın hesabına yatırdığını, ancak çek üzerinde tahrifat yapıldığını, çekin karşılıksız çıktığını, davalı bankanın buna rağmen çekin takas sisteminde yer almasını önlemediğini ileri sürmüştür. Davacı, davalı bankadan uğradığı zararı talep edebilmesi için öncelikle kendi akidinden talepte bulunmalı, eğer bundan sonuç alamaz ise o zaman zararı gerçekleşmiş olacağından zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği davalı bankaya başvurmalıdır. Davacı, aynı davada hem akidi olduğunu belirttiği davalı …’a hem de davalı bankaya husumet yöneltmiştir. Davacının, kendi akidi yönünden hukuki yolların tüketilmesi ve bu hukuki yollardan sonuç alınamaması halinde bankaya husumet yöneltilebileceği dikkate alınmak suretiyle davalı banka yönünden davanın erken açıldığından bahisle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl karar ve ek karara ilişkin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı banka’ya iadesine, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.