YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17409
KARAR NO : 2015/5749
KARAR TARİHİ : 24.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ‘nce verilen 23/05/2013 gün ve 2011/348-2013/143 sayılı kararı bozan Dairenin 23/06/2014 gün ve 2014/5899 – 2014/11910 sayılı kararı aleyhinde davacı-davalı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı vekili; davalının müvekkiliyle imzaladığı taşıma sözleşmesi uyarınca kendisine ait araçlarla … bölgesinde plasiyer olarak müvekkilinin ürünlerini pazarladığını, haklı neden olmaksızın 30.11.2008 tarihinde sözleşmeyi feshedip müvekkiliyle çalışmayı bırakarak müvekkil firmanın rakibi olan başka bir firmayla çalışmaya başladığını, davalının bu eylemleri nedeniyle müvekilinin gelir kaybına uğraması yanında müşteri pörtföyünün rakip firmaya geçmesine sebep olunduğunu, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi ve bunun ek protokolü uyarınca davalının; her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin sona ermesini izleyen bir yıl içinde … ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve aynı mamulleri üreten firmada ücretli, bayii veya herhangi bir başka sıfatla çalışmayacağını veya yönetiminde görev almayacağını, araçlarını bu tür firmalara satmayacağını veya kiralamayacağını, aksi halde son bir yıllık hakedişi kadar cezai şart ödemeyi ve haksız fesih halinde ise 5.000,00 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini ileri sürerek haksız fesih nedeniyle temerrüt tarihi olan 04.12.2008 tarihinden itibaren 5.000,00 USD’nin devlet bankalarının bir yıl vadeli USD cinsi mevduata ödediği en yüksek faiziyle tahsiline, rekabet yasağının ihlali nedeniyle son bir yıllık hakedişi tutarındaki cezai şarttan kaynaklı olarak 5.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 30.03.2012 tarihli dilekçesiyle haksız rekabetten kaynaklı alacak istemini toplamda 160.515,25 TL’ye ıslah etmiş, birleşen davaya ilişkin olarak taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin mahsup ve hapis hakkının bulunduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı-davacı vekili; müvekkilinin yapmış olduğu iş nedeniyle düzenlediği faturalardan kaynaklı 12.894,23 TL alacağının bulunduğunu, bu alacak nedeniyle davalı aleyhine icra takibine başladığını, davalının takibe haksız itirazı nedeniyle takibin duruduğunu ileri sürerek davalının … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2932 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, 12.894,23 TL asıl alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davaya ilişkin savunmalarında taraflar arasındaki sözleşmenin bir yıllık olarak akdedildiğini sözleşmede belirlenen sürenin sona erdiğini, sözleşmede imzası bulunan davalı şirket müdürünün imza yetkisinin bulunmadığını, sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını savunarak asıl davanı reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanını ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 23.06.2014 gün 2014/5899 E, 2014/11910 K sayılı ilamında yazılı gerekçelerle davalı-davacı yararına bozulmuştur.
Davacı-davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.