Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17480 E. 2015/12327 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17480
KARAR NO : 2015/12327
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2014 tarih ve 2012/171-2014/344 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan birleşen davada davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davada müvekkiline ait patlıcan ekili arazilerin bitkisel ürün poliçesi ile sigortalandığını, sel nedeniyle ürünlerin tamamının hasar gördüğünü, tespit raporu ile bu durumun belirlendiğini, davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 57.130,50 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı … vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı …. vekili, hasarın bir kısmının don nedeniyle oluştuğunu, sel nedeniyle belirlenen tazminatın dain mürtehine ödendiğini, verim düşüklüğünün tespit edilmesi nedeniyle zeyilname düzenlenerek prim iadesi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılara ait patlıcan ekili arazide sel nedeniyle zarar oluştuğu, zeyilnamenin sonraki tarihli hasarları kapsayacağı, davalı …’ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın …. yönünden davanın kısmen kabulüne, 34.680,24 TL’nin tahsiline, diğer davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı …. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı sıfatında bulunan …’ne yönelik davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen dava, davalı …’ne yöneltilmiş bulunan bitkisel ürün sigortaları poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçelerinde … olarak gösterilmiştir. Bu durumda …’nin rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı Kooperatiften alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek anılan poliçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle birleşen davada davalı …. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacılar ve davalı …’nin birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin asıl davada davalı …’ne yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı …. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ve davalı …’nin birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacının maliki olduğu, … parsel sayılı taşınmazlar için düzenlenen Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanun’un 3/1-C maddesinde tanınan yetkiye istinaden 1108 sayılı Yeşiltepe Tarım Kredi Kooperatifliği’nce düzenlenmiş, poliçeyi tanzim eden kooperatif poliçede dain-mürtehin olarak gösterilmiştir.
Bitkisel Ürün Sigorta Poliçelerinde primin %50’si Devlet tarafından, %50’si ise sigortalı tarafından karşılanmaktadır.
Sigortalı tarafından ödenmeyen primler için 1 aylık süre tanınmaktadır.
Uygulamada, Bitkisel Ürün Sigorta Poliçelerinin ödenmeyen primleri için, poliçeyi sigorta acentesi olarak düzenleyen Kooperatif lehine rehin hakkı tesis edilmektedir.
Genel Şartların B.7 maddesinde de, tazminat ödeme tarihinde, muaccel hale gelen ve sigortalıya ait tüm poliçelere ilişkin ödenmemiş prim borçlarının, alacaklı sigorta şirketinin beyanı doğrultusunda tazminattan mahsup edilebileceği düzenlenmiştir.
Bu halde öncelikle, rehin alacaklısından poliçedeki rehin kaydının niteliği ve dayanağının sorulması, rehin alacağının ödenmeyen sigorta primine ilişkin olduğunun anlaşılması durumunda hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi ve kalan sigorta tazminatının, sigortalıya ödenmesi gerekir.
Poliçedeki dain-mürtehin kaydının sigorta primine ilişkin olmadığının anlaşılması durumunda ise;
Dava tarihinde yürürlükte bulunan TMK 879/1 maddesi ile yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK 1456 maddesi gereğince, rehin hakkı sahibinin kayıtsız ve şartsız davaya muvafakatı halinde sigorta tazminatının sigortalıya ödeneceği hususunda bir kuşku bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, rehin hakkı sahibinin davaya muvafakat etmemesi durumunda nasıl bir yol takip edileceğine ilişkindir.
Sayın çoğunluk, bu halde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı görüşünde ise de, çoğunluk görüşünü destekleyen hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
TMK 879 ve TTK 1456 maddesi, sınırlı ayni hak sahibinin muvafakatının bulunmamasını, sigorta tazminatının sigortalıya sadece ödenmesine engel görmüştür ki bu durumda mahkemece yine sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesine karar verilmeli, hüküm fıkrasında ayrıca ödeme esnasında sınırlı ayni hak sahibinin muvafakatının sağlanması hüküm altına alınmalıdır.
Açıklanan gerekçe ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.