YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1756
KARAR NO : 2014/3579
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2004 tarih ve 2003/59-2004-266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı banka yetkilileri, davalının borcu nedeniyle dava dışı alacaklı tarafından yapılan icra takibi ile gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine, davalı borçlunun bankaları nezdinde bir alacağı bulunmamasına rağmen yasal süresi içinde bankaca itiraz edilmemesi nedeniyle İİK’nın 89. maddesine göre ihbarnamede belirtilen miktarın banka zimmetinde sayıldığını, haciz tatbiki ile karşı karşıya kalmamak için bankaca dava konusu tutarın icra müdürlüğüne ödendiğini, davalının BK’nın 61 vd. maddelerine göre sebepsiz olarak zenginleştiğini ve bankalarının zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.424.000.000 (8.424,00) TL’nin ödeme tarihinde itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmişitir.
Davalı asil, davacı tarafından haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediğini veya menfi tespit davası açılmadığını, dava konusu miktarın, kendisinin bir talimatı olmadan davacı tarafından icra dosyasına ödendiğini, kendisine yapılan bir ödeme olmadığından zenginleştiğinin söylenemeyeceğini, ayrıca aleyhine yapılan icra dosyası nedeniyle borcunun bulunmadığını, bu nedenle dava dışı alacaklı aleyhine açtığı menfi tespit davasının derdest olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı bankanın haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmemesi ve dava dışı alacaklı aleyhine menfi tespit veya istirdat davası açmaması nedeniyle ihmalinin bulunduğu, davalı borçluya karşı sadece sebepsiz zenginleşme davası açabileceği, davalının davacı banka nezdinde 13.720.00 TL dışında mevduatı bulunmadığı halde davacı tarafından ödenen 8.410,00 TL miktarınca borcundan kurtulmuş olup bu oranda sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.410,00 TL’nin 22.11.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 556,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.