Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1764 E. 2014/12560 K. 01.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1764
KARAR NO : 2014/12560
KARAR TARİHİ : 01.07.2014

MAHKEMESİ : KEMER 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 11/09/2013
NUMARASI : 2013/249-2013/30
DAVACI : H.. Y..

Taraflar arasında görülen davada Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2013 tarih ve 2013/249-2013/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketçe 20.08.2008 tarihinde ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, toplantıda tüm ortakların asaleten hazır bulunduğunu, ancak hazır bulunanlar cetvelinde pay miktarının müvekkilinin gerçek pay miktarına uygun olmadığını, toplantı tamamlandıktan sonra alınan kararların daktilo ile tutanağa geçirildiğini, imza için müvekkiline verilmediğini, müvekkilinin tutanağı görmediği için alınan kararların doğru şekilde tutanağa geçirilip geçirilmediğini bilemediğini ileri sürerek, 20.08.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların iptalini ve hükümsüz sayılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hissesinin bir kısmını devrettiği halde sonradan bu devirlere itiraz ettiğini, dava konusu ortaklar kurulu toplantısında tüm koşullara uyulduğunu ve davacının sermaye borcunu yerine getirmediğinden ortaklıktan ihracına karar verildiğini, bu karara karşı çıkan davacının tutanağı imzalamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 28.04.2008 tarihinde ortaklar kurulunca sermaye arttırımından kaynaklı borçları olan ortaklara noter marifetiyle TTK’nın 529. maddesi gereği ihtar çekilmesine oybirliği ile karar verildiği, bu kararı davacının da imzaladığı, davacının söz konusu kararın iptali için açtığı davayı takip etmediği, kararın kesinleştiği, davalı şirketçe gönderilen 02.06.2008 ve 03.07.2008 tarihi ihtarnameler ile davacıdan sermaye arttırımından kaynaklı sermaye taahhüdü borcunun ödenmesinin istendiği, 20.08.2008 olağanüstü genel kurul toplantısında da davacının sermaye taahhüdüne ilişkin borcunu ödememesi nedeniyle şirket ortaklığından ihracına karar verildiği, Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/618 Esas sayılı dosyasındaki 21.01.2011 tarihli duruşma tutanağında davacının sermaye taahüdü borcu bulunduğuna dair ikrarı bulunduğu, davacının toplantı tutanağının değiştirildiğine ilişkin iddiasını toplanan tüm deliller kapsamında ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, 6762 sayılı TTK’nın 529/2. maddesi gereğince ortaklıktan çıkartılan ortağın çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, sermaye artırım borcunu ödemesi hususunda davacıya yapılan iki ihtarata rağmen davacının sermaye artırım borcunu ödemediği gerekçesiyle davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir. Davacı paylarının bir kısmını V… Degtyarev’e devrettiğini, ödenmemiş sermaye artırım borcu bulunmadığını savunmuş, mahkemece davacının ödenmemiş sermaye borcu bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin borcu olmadığına dair ciddi itirazları üzerinde durularak Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde ihraca esas ihtarnamelerin gönderildiği tarih itibariyle davacının ödenmemiş sermaye borcunun bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesiyle tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.