YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17824
KARAR NO : 2015/3593
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2014 tarih ve 2007/256-2014/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış tescilli “…” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalıya ait mağazanın bulunduğu adreste ceza mahkemesi kararıyla yapılan aramada toplam 199 adet güvenlik etiketi olmayan sahte tekstil ürünlerinin ele geçirildiğini belirterek davalı eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, 556 sayılı KHK’nın 66/b bendi uyarınca 5.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, üretim, cihaz ve aletlere el konulmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek 350.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “…” markalı ürünlerin imalatını yaparak yurt dışına ihraç ettiğini, el konulan 199 adet etiketi olmayan ürünün de davacı için üretilen ürünlerden arta kalan fazla ve ikinci kalite ürünler olduğunu, bu ürünlerin müşteri tarafından alınmayacağı ve ürünlerin üzerindeki güvenlik etiketi ve logolar çıkarılarak satışa arz edilebileceği hususunun davacının tedarikçisi tarafından müvekkiline bildirildiğini, söz konusu ürünlerin satışa arz edilmediğini, herhangi bir hak ihlalinde bulunulmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı eyleminin davacı yanın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının, taraflar arasında bir lisans sözleşmesi bulunmamasına rağmen davacıya ait “…” markasını çeşitli ürünlerde kullandığı, dosya kapsamında yer alan yazışmalardan davacının davalının “…” markasını ilgili ürünlerde kullanmasına izin vermediğinin anlaşıldığı, davalı eyleminin tazminat sorumluluğu doğurduğu, maddi ve manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, yapılan aramada ele geçirilen 199 adet güvenlik etiketi olmayan “..” markalı ürünlerin satışına ilişkin davalı eyleminin davacı markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesine, 49.815,78 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davacı tarafça 19.07.2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebi 350.000 TL’ye çıkarılmış ve söz konusu maddi tazminata da 556 sayılı KHK’nın 66/c bendi uyarınca karar verilmesi talep edilmek suretiyle dava ıslah edilmiştir. Bu durumda, anılan madde hükmü dikkate alınarak maddi tazminatın belirlenmesi gerekirken, mahkemece görüşüne başvurulan 18.11.2013 tarihli (22.11.2013 havale tarihli) bilirkişi raporundaki davalının 2006 yılı net karı üzerinden ve 556 sayılı KHK’nın 66/b bendi kapsamında yapılan hesaplama sonucu bulunan miktarın benimsenmesi suretiyle maddi tazminatın takdiri doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.064,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.