YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17828
KARAR NO : 2015/4780
KARAR TARİHİ : 07.04.2015
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 gün ve 2009/131-2012/405 sayılı kararı bozan Daire’nin 03/06/2014 gün ve 2013/3677-2014/10412 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket adına diğer davalı bankanın acente sıfatıyla sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesi imzaladığını, davalı banka aracılığı ile hisse senedi alım ve satımı yaptığını, ancak davalı bankanın çalışanı tarafından müvekkilinin emir ve talimatları olmaksızın hisse senedi alım ve satımları yapıldığını, 30.08.2008 tarihinde hesabında olması gereken hisse senedi değerinin 269.791 TL olduğunu, bu tarihten sonra da hesabına para yatırdığını, ancak 23.02.2008 tarihinde hesabında 40.000 TL değerinde hisse senedi bulunduğunu, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek, 240.000 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hisse senedi alım ve satımlara ilişkin tüm işlemlerin davacının talimatı ole gerçekleştiğini, davalıya düzenli olarak hesap ekstrelerinin gönderildiğini, ancak davacının her hangi bir itirazda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın çalışanı tarafından davacının talimatı olmaksızın hisse senedi alım ve satımları yapıldığı, yazılı talimatlardaki birçok imzanın davacıya ait olmadığı, davalının düzenli olarak hesap ekstresi göndermesinin ve davacının buna itiraz etmemesinin yapılan işlemleri kabul anlamına gelmediği, zira bu hususun Aracılık Faaliyetinde Belge ve Kayıt Düzeni Hakkında Tebliğ’in 4. maddesine aykırı olduğu, davalıların davacı zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 229.791 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03/06/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.