YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17858
KARAR NO : 2015/3924
KARAR TARİHİ : 20.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa (Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2014 tarih ve 2013/367-2014/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’ın müvekkili firmada 08.08.2005 tarihinde proje mühendisi çalışmaya başladığını, 01.08.2007 tarihinde iş akdi sona erdiğini, davalı ile akdedilen iş sözleşmesinde ve “Sanayi Sırlarının Korunması ve Rekabet Yasağı Taahhütnamesi”nde davalının iş akdinin her hangi bir nedenle sona erdikten sonra iki yıl süre ile şirketin rekabet içinde bulunduğu gerçek ve tüzel kuruluşların çalışanı, sahibi ya da ortağı olarak aynı konularda araştırma-geliştirme yapmayacağını taahhüt ettiğini, davalı …’ın işten ayrıldıktan sonra diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalının müvekkiline ait olan “…” tesisini davalı firmada kurduğunu, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, rekabet yasağına aykırılık ve sözleşme ihlali sebebiyle şimdilik 50.000 TL’nin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının “…Tesisi” kullanarak üretim yaptığını, davalı şirketin ise başka firmalardan satın aldığı son sistem “….” aracılığıyla çalıştığını, bu tür tesislerin kuruluşunda davalı işçinin varlığının ehemmiyet taşımadığını, benzer üretim teknolojilerinin tüm dünyada kullanıldığını, iş seçimini sınırlayan sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu sözleşmelerde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin tek taraflı yükümlülük getiren, üzerinde müzakere edildiği belli olmayan hükümler olması nedeniyle davalı … yönünden geçerli kabul edilemeyeceği, davalı …’ın işten ayrıldıktan sonra akdî bekleme süresinin dolmasını beklemeden yeni işe girmiş olması hukuka aykırı bulunmadığı, bu nedenle davacının davalıdan tazminat isteyemeyeceği gibi diğer davalının “işe alım” fiilinin de haksız rekabete iştirak niteliği taşımadığı, davacının kullandığı sistemin, davacı tarafından araştırılıp geliştirilmiş bir sistem olmadığı, davacı şirketin de bu tekniği satın alma yoluyla edindiği, davacı adına bu sisteme ilişkin tescil edilen faydalı model
belgesinin mahkemece iptal edildiği, davacı firmanın kullandığı üretim tekniği daha önceden bilinen ve kullanılan bir teknik olduğu, davalı şirketin kullandığı tekniğin de yurt dışındaki bir firmadan temin edildiği, bu durumun davacının kullandığı üretim tekniğinin bir sır olmadığını ortaya koyduğu, davacının davalı işçinin işe girmekle vakıf olduğu, başkalarınca bilinmeyen somut bir ticari sırrın davalı şirkete taşındığına dair bir delil de ileri sürmediği, davacı tarafın bu eylemlerden, ekonomik olarak olumsuz etkilendiğini gösterecek delil bulunmadığı, tazminat talebinin soyut bir haksız rekabet iddiasına dayandırılmış olup somut veriler ortaya konmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.