YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17900
KARAR NO : 2015/3468
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyalarak verilen 16/07/2014 tarih ve 2014/54-2014/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaya kredi talebi ile başvuran dava dışı Hidayet Kadı’nın teminat olarak gösterdiği taşınmaza ilişkin olarak davalı şirket ile müvekkili banka arasında yapılan Değerleme Hizmet Sözleşmesi gereğince, davalı şirket tarafından ekpertiz yaptırıldığını ve ekspertiz raporuna istinaden banka lehine birinci dereceden 100.000 TL bedelli ipotek tesis edilerek kredi borçlusuna 50.000 TL kredi kullandırıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda taşınmaza 75.000 TL değer biçildiğini, kredi geri ödemesinin yapılmaması üzerine başlatılan icra takibinde yapılan kıymet takdirinde taşınmazın değerinin 20.000 TL olarak belirlendiğini, davalıların düzenledikleri eksik ve hatalı rapor nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 97.364,97 TL zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taşınmazın yerinin tespitinde düşülen hata sonucu hatalı değerleme yapıldığını, ancak davacı bankanın da yeterli incelemeyi yapmadığı ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kredi borçlusu hakkındaki yasal takibin henüz sonuçlanmadığını, müvekkillerinin biçtiği değer ile bankanın bağlı olmadığını, müvekkillerinin zarardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davalıların davacının kredi kullandırdığı dava dışı kişinin teminat olarak gösterdiği taşınmazın değerinin gerçek değerinin çok üzerinde bir tutar olan 75.000 TL olarak belirlediği, davacının zararının kredi alacağı bulunmak kaydıyla, taşınmazın değerleme tarihindeki gerçek değeri ile davalıların belirlediği 75.000 TL arasındaki fark kadar olduğu, taşınmazın eksper incelemesinin yapıldığı tarih itibarı ile değerinin 20.000 TL olarak tespit edildiği, davacı bankanın zararının 55.000 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 55.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen değerleme hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, 97.364,97 TL’nin tahsilini istemiş olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 55.000,00TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda reddedilen 42.364,97 TL üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı hesaplama sonucu 4.427,86 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca Mudanya Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle yapılan keşif ve bilirkişi masrafları davalı tarafından yatırıldığı halde, bu miktarların davacı tarafın yaptığı yargılama giderleri içinde hesaplanmak suretiyle hüküm kurulması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.