YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17943
KARAR NO : 2015/3496
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2013/28-2014/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi oavacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin münferiden imza yetkilisi olduğu dava dışı şirketin davalı banka şubesinden aldığı toplam 14 adet çek yaprağının davalı bankaya ibraz edilmediğinin anlaşıldığını, çeklerin sistemden kayıtlarının düşülmesi istemiyle banka şubesine başvurulmasına rağmen davalı bankaca bir cevap verilmediğini, bu sırada müvekkilinin davalı banka şubesi nezdinde kişisel bir hesap açtığını, hesabın açılmasından sonra davalı bankaca hesaba bloke konulduğunu, müvekkilince konulan blokenin kaldırılması için çekilen ihtarnameye davalı bankaca söz konusu çek yapraklarından doğan sorumluluk bedellerinin 25.08.2010 tarihli sözleşmeyle rehin alındığının bildirildiğini, belirtilen sözleşme hesap açmak üzere imzalatılan sözleşme olduğunu, çeklerin veriliş tarihi itibariyle 17 yıl geçmiş olması nedeniyle bankanın bir sorumluğu bulunmadığı gibi, çek hesap sahibinin de müvekkili değil, müvekkilinin çalıştığı şirket olduğunu ileri sürerek, çek yaprakları bakımından bankanın sorumluluğunun bulunmadığının ve müvekkilinin şahsi hesabına konulan blokenin kaldırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu çeklere ilişkin blokenin dayanağının 25.08.2010 tarihli sözleşme olduğunu, çekte zamanaşımı bakımından esas alınacak tarihin keşide tarihi olması nedeniyle müvekkili bankanın riskinin devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, çek hesap sahibi şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılan davacının, iade edilmemiş 14 adet çek yaprağının asgari ödeme tutarının teminatı olarak kişisel sorumluluk üstlenmek suretiyle tek başına ve sadece kendi imzasıyla 25.08.2010 tarihinde davalı banka şubesiyle Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesi imzaladığı, davalı bankanın bu çeklerin iadesini gerek dava dışı şirketten ve gerekse davacıdan 6273 sayılı kanunun Geçici 3’üncü maddesinin 4’üncü bendi uyarıca 30.06.2018 tarihine kadar talep etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.