YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18027
KARAR NO : 2015/5031
KARAR TARİHİ : 09.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2014 tarih ve 2008/326-2014/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın çalışanı olan diğer davalı … ile görüşerek Türk Lirası hesabı açtırdığını, yaklaşık bir yıl davalı banka ile çalıştığını, daha sonra davalı …’nın, bankalarının yüksek faiz verdiğini söyleyip müvekkilinin başka bankadaki Euro cinsinden parasını davalı bankaya aktarmasını istediğini, müvekkilinin de bunu kabul ettiğini ve iki ayrı seferde toplam 200.000 Euro’yu davalı bankaya yatırdığını, bir yıl sonra bankadaki tüm parasını çekmek istediğinde 12.300,00 TL bulunması gereken TL hesabında 10.962,00 TL bulunduğunu, Euro hesabında ise para bulunmadığını öğrendiğini, yapılan araştırmada davalı …’nın parayı bankaya aktarmadığının ortaya çıktığını, oysa anılan davalının yatırılan para karşılığında kendisine banka hesap cüzdanı verdiğini, buna rağmen davalı bankanın parayı ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, 200.000 Euro ile 1.338,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının, müvekkilinin çalıştığı bankada önce TL hesabı açtırdığını, uzun süre yurt dışında kalması nedeniyle hesapla ilgili işlemleri akrabası olan …aracılığıyla yaptığını, davacı ile müvekkili arasında samimi ticari ilişki geliştiğini, müvekkilinin davacıdan borç para aldığını, daha sonra davacının Euro cinsinden parası olduğunu, bu parayı değerlendirmek istediğini söyleyerek müvekkilinden yardım istediğini, müvekkilinin de bu hususu bankada güvenlik görevlisi olarak çalışan…’ya ilettiğini,…’ın bu parayı değerlendirebileceğini söylemesi üzerine davacı ile …’ı tanıştırdığını, anılan kişilerin 100.000 Euro’ya aylık 1.000 Euro faiz ödenmesi konusunda anlaştıklarını, paranın da …’a ödendiğini, müvekkilinin söz konusu para ile ilgisi olmadığı gibi çalıştığı bankaya da bu paranın yatırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili banka kayıtlarında davacının 200.000 Euro yatırdığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığını, davacının da bankaya para yatırdığına ilişkin bir belge sunmadığını, davaya konu iddiaların hayatın olağan akışı ile de bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu olaya ilişkin olarak … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda verilen kararda, davalı …’ın … Şubesi’nde şef olarak görev yaptığının, davacının 2006 yılında … … Şubesi’ne giderek …’a Türk Parası hesabı açtırdığının, suç tarihlerinde davalı …’ın davacıyı ikna etmesiyle iki ayrı dönemde 100.000’er Euro paranın davalı …’ya teslim edildiğinin, teslim edilen bu paralar karşılığında hesap cüzdanlarının anılan davalı tarafından imzalanarak davacıya verildiğinin, Türk Parası hesabının davacının bilgisi dışında davalı tarafından kapatıldığının, 200.000 Euro’nun ise banka hesaplarına hiç geçirilmediğinin, davalının bu parayı dava dışı kişilere verdiğinin, diğer sanıklarla birlikte davalı …’nın banka parasını zimmete geçirme suçunu işlediğinin, her ne kadar söz konusu para, banka kayıtlarına girmemiş ise de banka çalışanı olan…’nin şef konumunda olması nedeniyle bankaya getirilen paralar yönünden denetim ve muhafaza yükümlülüğünün bulunduğunun, banka müşterisinin paranın banka hesabına geçip geçmediğini kontrol etme yükümlülüğünün olmadığının, kendisine verilen banka cüzdanı nedeniyle söz konusu paranın banka hesabına geçtiğinin kabulü gerektiğinin açıklandığı ve davalı ile birlikte diğer sanıkların zimmet suçundan cezalandırıldıkları, bu kararın onanarak kesinleştiği, dolayısıyla davalı …’ya teslim edilen yabancı paradan her iki davalının da davacıya karşı sorumlu oldukları, hesapta bulunması gereken Türk Lirasının ise banka tarafından davacıya ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 200.000 Euro’nun faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 19.09.2014 günü tebliğ edilmiş, hüküm HUMK’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 10.10.2014 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK’nın 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekillerinin temyiz istemlerine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 18.074,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ……den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 24,073,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden davalı …’dan alınmasına, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.