YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18098
KARAR NO : 2015/3749
KARAR TARİHİ : 18.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2013 tarih ve 2012/400-2013/692 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hissedarı olduğunu, şirketin faaliyete başladığı günden beri kar payı dağıtımı yapmadığını, en azından müvekkiline bugüne kadar ortaklıktan kar payı dağıtılmadığını, kar payı dağıtımının şirket esas sözleşmesine göre payların %51’ini temsil eden ortakların kararına bağlı ise de diğer ortaklar akraba olup hisselerin büyük bir kısmına sahip olduklarından böyle bir karar alınamadığını ve müvekkilinin mağdur edildiğini, bugüne kadar müvekkilinin bilançoyu incelemesine izin verilmediğini ve kar payı da verilmediğini ileri sürerek müvekkilinin dava tarihine kadar geçen sürede hak ettiği şirket kar payının tespiti ile şimdilik 1.000 TL’nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin kar payı dağıtabilmesi için kar etmesinin gerektiğini, zarar etmiş olan şirketin kar payı dağıtmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin ana sözleşmesine göre ortaklara kar payı dağıtılabilmesi için şirket sermayesinin en az %51’ini temsil eden ortakların kararına ihtiyaç olduğunun hüküm altına alındığı, ortaklar kurulu tarafından alınmış kar payı dağıtımına yönelik herhangi bir karar bulunmadığı, bu yönde bir karar olmadan mahkemenin ortaklar kurulu yerine geçerek ortağa kar payı vermesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.