Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18269 E. 2015/7268 K. 29.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18269
KARAR NO : 2015/7268
KARAR TARİHİ : 29.05.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 gün ve 2011/261-2012/312 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.09.2014 gün ve 2013/8457-2014/13643 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kredi kullandığını, buna mukabil müşteri çek ve senetlerini bankaya verdiğini, diğer davacıların da kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, bankanın karşılığı olmayan kambiyo senetleri ile ilgili olarak olarak hukuki ve cezai işlem yapmayarak ihmali davranışta bulunduğunu, ödenmeyen çek ve senetlerle ilgili olarak bilgilendirilmediklerini, olay nedeniyle davacıların zararının oluştuğunu ileri sürerek, 50.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi kapsamında davalı Banka’ya tevdi edilen kambiyo senetlerine dayalı hakların, davalı Banka tarafından takip edilmediği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup mahkemece, söz konusu kambiyo senetlerinin davalıya teslimine dayanak teşkil eden kredi sözleşmesinin 36. maddesinde, bankanın devraldığı çekleri ibraz süresi içinde muhataba ibraz etmemesi halinde müracaat hakkını kaybeden senedi devredene karşı sorumlu bulunmayacağının düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi kapsamında “Hile veya ağır kusur halinde düçar olacağı mesuliyetten borçlunun iptidaen beraetini tazammun edecek her şart, batıldır.” şeklinde yapılan düzenleme ile sorumsuzluk sözleşmelerinin genel sınırı belirlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Hafif kusur halinde, borçlu iptidaen mesuliyetten beraeti tazammun eden şartın dermeyanı sırasında alacaklı borçlunun hizmetinde ise veya mesuliyet hükümet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatin icrasından tevellüt ediyorsa; haiz olduğu takdir salahiyetine istinat

ile hakim, bu şartı batıl addedebilir.” şeklindeki hüküm ile de hafif kusura ilişkin olarak bir başka istisnaya yer verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, davalı Banka’nın değinilen madde kapsamında imtiyaz verilmek suretiyle bankacılık faaliyetini sürdürdüğü göz önüne alınarak taraflar arasındaki sözleşmede mevcut sorumsuzluk hükmünün mülga BK’nun 99/2’nci maddesi karşısında geçerli olmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/8457 E., 2014/13643 K. sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 12.09.2014 tarih, 2013/8457 E., 2014/13643 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 29.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.