YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18449
KARAR NO : 2015/3921
KARAR TARİHİ : 20.03.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2011/390-2014/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin diyet programları ve tahlilleri yapan tanınmış bir firma olduğunu, Antalya ilinde de temsilciler aracılığıyla “…” markasıyla diyet programları pazarladığını, davalının doktor olduğu konusunda müvekkilini yanılgıya düşürerek sözleşme imzaladığını, davalının hem “…” markasını kullanarak şifresiz program dışı satışlar yaptığını, hem de “…” adı altında müvekkiliyle haksız bir rekabete girdiklerini, davalının eyleminin haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin markasına yapılan tecavüzün tespiti ile ”…” adının kullanımın men’ine, sözleşmede öngörülen cezai şart, müvekkilinin mahrum kaldığı satış gelirleri, sözleşmenin 4. madde hükmünde alınması gereken iki yıl için 120 tane beslenme planı bedeli ve müvekkillinin firmanın uğradığı menfi müspet zararlarının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tıp doktoru olduğunu, ancak denklik alamadığı için Türkiye’de doktorluk yapamadığını, dava dışı … yanında Şubat-2010 ila 23/06/2011 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin kendi adına işyeri olmadığını ve kendi adına çalışmadığını, müvekkilinin …. yanında çalışması sırasında internetten veya başka bir şekilde sözleşmeye aykırı bir faaliyeti bulunmadığını, ”…” adı altında yapıldığı iddia edilen satışlardan bilgisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşme ihlali taşıyan herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, haksız fiil yönünden yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.