Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18489 E. 2015/3745 K. 18.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18489
KARAR NO : 2015/3745
KARAR TARİHİ : 18.03.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/09/2014 tarih ve 2013/142-2014/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 1996 yılında … Finans Kurumu A.Ş. olarak kurulan müvekkilinin daha sonra yasa gereği şirket unvanını …Katılım Bankası A.Ş.” olarak değiştirdiğini, … Finans” ibareli çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, davalı ticaret unvanında yer alan “…” ve “… Finans” ibarelerinin müvekkilinin marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini, iltibas ve iktibas yarattığını ileri sürerek bu ibarelerin ticaret unvanından terkinine, haksız rekabetin tespitine, tecavüz teşkil eden fiillerin tümüyle ref’ine ve men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının 2005 yılında unvan değişikliği yaptığını, … Finans unvanını terk ettiğini, kullanmadığı ticaret unvanı üzerinde hak iddia etmesinin iyiniyet kuralı ile bağdaşmadığını, müvekkilinin ticaret unvanı ve faaliyet alanının davacınınkinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket ile davalı şirketin ticaret unvanlarındaki vurgu sözcüğünün “.” ibaresinden oluştuğu, şirketlerin gerek ana mukaveleleri ve gerekse faaliyette bulundukları alanların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu durumun sektörde karışıklığa sebebiyet vereceği, davacının unvan değiştirmesine rağmen halen … Finans unvanıyla tanındığı ve dava konusu ibare bakımından tescil önceliği bulunduğu, seçenek özgürlüğünün olduğu bir alanda sektörde bilinen davacı tarafa ait tescilli markaların ve önceki ticaret unvanının davalı tarafından seçilip kullanılmasının kötüniyetli olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafından davacı şirketin ve markasının bilinmesine rağmen alınan ticaret unvanı ile iltibas oluşturulmaya çalışıldığı, ayrıca haksız rekabetin varlığı için kusur ve zarar unsurlarının aranmadığı, iltibas ihtimalinin bile yeter olduğu, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüz teşkil eden fiillerin ref’i ve men’ine, davalı … Finans Hizmetleri A.Ş’nin unvanında yer alan “…” ibaresinin sicilden terkinine, kararın kesinleşmesini müteakip masrafı davalıdan alınarak ulusal bir gazete yoluyla ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafça ticaret unvanının kılavuz sözcüğünü oluşturan “…” kelimesinin bu unvandan bağımsız şekilde marka olarak kullanıldığı hususu iddia ve ispat olunmadığı halde 556 sayılı KHK’nın 9. ve 16. maddesine dayalı olarak davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden söz konusu ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle, hükmün düzeltilmiş bu haliyle onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının ikinci satırında yer alan “Davacıya ait marka hakkına tecavüzün ve” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün bu haliyle davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.