Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18606 E. 2015/4362 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18606
KARAR NO : 2015/4362
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2014 tarih ve 2013/54-2014/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilini çalışmış olduğu şirketin yurt dışına götürmek istediğini, müvekkilinin bu yüzden pasaportunu işveren şirketin İstanbul’daki adresine teslim edilmek üzere davalı ile gönderdiğini, davalı tarafından müvekkiline ait pasaportun içinde bulunduğu gönderinin alıcısına teslim edilemediğini ileri sürerek, 15.000,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazı ile birlikte zamanaşımı definde bulunmuş, davalının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu, buna ilişkin düzenlemeler uyarınca dolaylı zararların müvekkilinden talep edilemeyeceğini, davacının zararı ve illiyet bağını ispat etmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; davacının yurt dışında çalışmak üzere özel bir şirket ile anlaştığı, çalışma izninin alınması için pasaportunu davalı aracılığıyla çalışacağı şirkete gönderdiği, pasaportun içinde yer aldığı postanın taşıma sırasında kaybolması nedeniyle davacının yurt dışında çalışma şansının kaybettiği, bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle 6.311,22 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında, davacı tarafından yurtdışında çalışmak amacıyla gerekli çalışma izninin alınabilmesi amacıyla Türkiye’de mukim dava dışı bir şirkete APG yoluyla evrak gönderildiği, bu evrakın taşıma sırasında kaybolduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden davacının, gönderinin değerine ilişkin bir beyanda bulunulmadığı veya gönderiyi sigortalatmadığı hususları da sabittir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 5584 sayılı Posta
Kanunu’nun 46/1 maddesinde “…. İdaresi üzerine aldığı görevleri kanun dairesinde yapmamaktan, posta ve telgraf havaleleri, posta çekleri hesabı ve ödeme şartlı maddeler ve diğer işlemler dolayısiyle tahsil ettiği paralardan ancak bu kanunda tayin edilen hadler dahilinde sorumludur.” 50. maddesinde ise “……. İdaresi büsbütün kaybolma, çalınma veya hasara uğrama halinde, yukarda III ve IV üncü fıkralarda gösterilen tazminattan başka değerlendirme ücreti dışında kalan posta ücretlerini de geri verir.” hükümleri yanında bu kanun uyarınca çıkartılan Yurtiçi ve Yurtdışı Acele Posta Servisi Yönetmeliği’nin 22. maddesinde “… İdaresi, APG’lerin kaybı halinde göndericiye ya da hakkını devrettiğinde alıcıya tazminat öder. Tazminat ödemelerinde gerçekleşmemiş karlar, dolaylı zararlar dikkate alınmaz.Yurtiçi APG’ler için ödenecek tazminat; APG’nin ilk ağırlık kademesindeki kabul ücretinin en fazla 50 katıdır.Yurtdışı APG’lerde ise; Dünya Posta Birliği Kongresi kararlarının posta kolilerine ilişkin anlaşması hükümleri çerçevesinde ağırlık esasına göre ya da yabancı posta idareleri ile yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde tazminat ödenir. Ayrıca, kabulde alınan ücretler iade edilir.” hükümleri uyarınca davalı idarenin gönderen konumundaki davacıya karşı sorumluluğu sınırlı sorumluluk niteliğindedir. 19.3.2010 tarihli belgeden, davalı idarece bu maddeler uyarınca davalıya ödeme yapılacağının kabul edildiği de görülmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca gönderen konumundaki davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için bu hususta uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.