Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1864 E. 2014/9229 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1864
KARAR NO : 2014/9229
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2012/416-2013/508

Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2012/416-2013/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.12.1999 tarihinde Y.. A.Ş’nin Denizli Şubesi’nde açtığı hesaba 2.100 TL’yi vadeli olarak yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde ise söz konusu bankanın yönetimine BDDK tarafından el konulduğunu, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırdığı mevduatın, banka yönetimi tarafından KKTC’de kurulan Y.. Security Off Shore Bank Ltd. adlı bankaya aktarıldığının, müvekkilinin bankaya olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığının, bu şekilde toplanan paranın Y..A.Ş. yönetimi tarafından Balkaner grubu şirketlere ve hayali şirketlere kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkilinin hesabındaki paranın kendisine ödenmediğini, davalının müvekkilinin zararından sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 2.100 TL’nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı TMSF hakkında açılan davada idari yargının görevli olduğunu ve TMSF’ye husumet yöneltilemeyeceğini, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri bulunduğunu, zamanaşımı ve hakdüşürücü sürenin geçtiğini, off shore bankası ve Y..A.Ş’nin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, davacının kendi isteğiyle parasını off shore hesabına yatırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki banka hesap sözleşmesi, davalıya devredilen bankanın Denizli Şubesi’nde düzenlendiğinden yetki itrazının yerinde olmadığı, davalı TMSF ile O.. A.Ş. arasında imzalanan 09/08/2001 tarihli hisse devir sözleşmesine göre devir tarihinden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF’ye ait olduğu belirtildiğinden husumet itirazının da yerinde bulunmadığı, davacının Y..Denizli Şubesi’ndeki mevduatını Y.. Security Off Shore Bank Ltd. hesabına aktardığı, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda davalı bankanın külli halefi olan Y.. A.Ş. aracılığıyla vatandaşlardan hile ve desise yoluyla para toplandığının, toplanan paraların B.. grubuna ait firmalara kredi olarak verildiği, davacıya
ait paranın da off shore bankasına havale edilmiş gibi gösterildiği, ancak bu havalenin gerçek anlamda yurtdışına yapılmadığı ve Y.. A.Ş. bünyesinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.100,00 TL’nin 07.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.. A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı ING Bank A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada (1) nolu davalı olarak Y.. A.Ş gösterilmiş, TMSF’de Y.. A.Ş’yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. (1) nolu davalı olarak gösterilen Y..A.Ş’nin de, diğer davalı ING Bank A.Ş. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir
4- Bozma sebep ve şekline göre TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ING Bank A.Ş. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın TMSF yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş’ye iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.