YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18706
KARAR NO : 2015/3621
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/04/2014 tarih ve 2014/43-2014/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, halen faal bir anonim şirket olduğunu, şirketin temsil ve ilzam yetkililerinin belirlenmesi konulu yönetim kurulu kararının tescil ve ilanı için davalıya yapılan başvurunun yönetim kurulu kararında yönetim kurulu başkan vekili temsilcisi sıfatıyla … ..Grubu imza yetkilisi olarak imza yetkisi verildiği, imza yetkisinin tüzel kişi temsilcisi yerine bizzat tüzel kişinin kendisine verilmesi gerektiğinden bahisle reddedildiğini, kararın isabetsiz olduğunu ileri sürerek, kararın iptalini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tescili talep edilen yönetim kurulu kararında .. Grubu imza yetkilisi olarak belirtilen….. yönetim kurulu başkan vekili olduğunun parantez içinde yazıldığı, bu ifadenin üçüncü kişiler nezdinde farklı şekillerde yorumlanabileceği, bu bakımdan TTK 32/3 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca tescil edilme şartlarının yerine getirilmediği, kararın yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz niteliğinde olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Tescili talep olunan 16.12.2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı’nda (.) Grubu İmza Yetkililerinin belirlendiği bölümde “.. (Yönetim Kurulu Başkan Vekili Temsilcisi…)” düzenlemesi bulunmakta ise de, aynı sayfanın üst kısmında “……. İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkan Vekili (Temsilcisi Sn…. Taçyıldız…)” açıklaması da yer almakta olup, Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak … İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş.’nin yetkili kılındığı, … ise Yönetim Kurulu Başkan vekili temsilcisi sıfatıyla kendisine kararda yer verildiği, dolayısıyla yönetim kurulu kararının 6102 sayılı TTK’nın 359/2. maddesi ile 373/1. maddesine uygun olduğu, tescil edilme şartlarının gerçekleştiği ve tescil talebinin reddi yönündeki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının isabetli olmadığı gözetilmeksizin, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı şirket tarafından alınan 16.12.2013 gün ve 2013/6 sayılı kararda imza sirkülerinde belirlenen yetkililer aşağıdaki gibidir, denilerek isim olarak,. ..isimlerinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalılardan …İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş.’nin bildirdiği şirket yetkilisi olup, esas yetkili .. İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş.’dir. Yetkililer listesinde de bu şirketin adının yazılması gerekir. TTK 359/2 maddesine göre “Bir tüzel kişi yönetim kuruluna üye seçildiği takdirde, tüzel kişisiyle birlikte tüzel kişi adına tüzel kişi tarafından belirlenen sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunur. ” Bu hükme göre hem … İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret A.Ş.’nin hemde yetkilisinin tescili gerekir. Oysa ki isim listesinde sadece … adı vardır. Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 27. maddesi gereği “sicile yapılacak tescillerin, gerçeği tam olarak yansıtması, üçüncü kişilerle yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımaması” gerekir. Bu şekilde kayıt ise yanlış izlenim verecek mahiyettedir. Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün uygulaması doğru olup, kararın bu nedenle onanması gerekir. Bu nedenle Sayın Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.