Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18741 E. 2015/4142 K. 25.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18741
KARAR NO : 2015/4142
KARAR TARİHİ : 25.03.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/09/2014 tarih ve 2012/222-2014/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin kendi tasarımları olan manto, pardösü çeşidi tekstil ürünlerini üretip pazarladığını, tasarladığı modelleri … tescil ettirdiğini, davalının bu tescilli ürünlerin bazılarını taklit ederek üretip sattığını, taklit ürünlerin bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini ve toplatılarak yediemine teslim edildiğini, davalının müvekkiline ait olan 2012-02034 çoklu 23 nolu tasarım locarno sınıfı 02-02 olan üründen üretimine devam ederek elinde bulunan ürün adedini fazlalaştırarak sattığını, tespitten sonra da toplatmaya kadar geçen süre içinde bu ürünleri satmaya devam ettiğini, yapılan kalitesiz üretim nedeniyle müvekkilinin itibarını zedelediğini, maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi ile 2.000,00 TL itibar olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminata, taklit ürünlerin icrai işleminden ve yedi emin maliyetinden oluşan masrafların davalıdan tahsilini, bu ürünlerin imhasını ve hükmün ilamını talep ile dava etmiş; 30/05/2014 havale tarihli dilekçesi ile, 4.000,00 TL olan maddi tazminat talebini, 5.680,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; takit ürün üretmediğini, piyasada çok sayıda benzer ürün tasarımlarının yer aldığını, üretimlerini kendi markasıyla satışa sunduğunu, davacının bir zararının söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın satışa sunduğu pardesülerin davacının tescil belgesindeki 23 nolu tasarımı ile morfolojik olarak benzer yapıda olduğu, biçim dili, tasarım yapısı ve tasarımı oluşturan oransal örgünün benzetilerek pardesü üzerinde bulunan çapraz çizgilerin, düğmelerin ve fermuarlı kapaklı bölüm detayının seçici algı oluşturacak şekilde karakterize edilerek benzer surette oluşturulduğu ve çok benzer görsel özellikler taşıması sebebiyle davacının tasarımna tecavüzde bulunduğu, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda da, davalının her bir pardesüden 40,00 TL kar edeceği, davalının talep edebileceği tazminat miktarının ise 5.680,00 TL olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 2012/034 sayılı Tasarım Tescil belgesindeki 23 no lu tasarıma davalı yanın tecavüzde bulunduğunun

tespiti ile men’ine, ıslah talebi de nazara alınarak 5.680,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taktiren 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile itibar tazminatı talebinin reddine, yed-i eminde bulunan tasarıma tecavuz ürünlerinin imhasına, karar kesinleştiğinde özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve tazminat istemine ilişkin olup, davacı, 554 sayılı KHK’nın 54/b maddesi kapsamında tazminat hesabının yapılmasını talep etmiş, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre ürün başına envanter kaydı satış tutarının 40TL olduğu tespiti ile tazminat hesabı yapılmıştır. Rapora karşı davalının ciddi itirazları olup ürün başına ortalama 5TL kar elde edildiğini, tazminat hesabında bu tutarın dikkate alınması gerektiğini savunmuş, ancak davalının itirazları karşılanmadan ve ek rapor alınmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda, 1 birim malın satış fiyatının ve elde edilen karın tespiti ile tazminat hesabının yapılarak davalının itirazlarının karşılanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.