Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18742 E. 2015/3758 K. 18.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18742
KARAR NO : 2015/3758
KARAR TARİHİ : 18.03.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ….Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2014/57-2014/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında kendisine ait markanın taklit ürünlerini sattığı iddiasıyla şikayetçi olduğunu, müvekkilinin iş yerinde yapılan aramada 65 çift ayakkabıya el konulduğunu, müvekkili hakkında ceza davası açıldığını ancak, yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini, müvekkilinin ayakkabıları mezattan aldığını ısrarla beyan ettiği ve suçsuz olduğu halde davalı tarafça yapılan şikayet nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 10.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ürünlerin taklit olmaması nedeniyle değil, yapılan yasal değişiklikler ve 556 sayılı KHK’nın suç saydığı hususların o tarihte ortadan kaldırılması nedeniyle beraat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davacı hakkında beraat kararı verilmiş ise de, bu kararın markaya tecavüz fiili ile ilgili 556 sayılı KHK’da öngörülen müeyyidenin Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiş ve belirtilen 1 yıllık süre zarfında da yeni yasal düzenleme yapılmamış olmasından kaynaklandığı oysa, soruşturma aşamasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının markası ile davacının ürünleri üzerinde kullandığı markanın aynı ibareden oluştuğu, şeklen yazım farklılığı mevcut ise de, bu hareketin markaların karıştırılmasına engel olmayacağı, davalının orijinal ürünleri ile davacı ürünlerinin ayırt edilemeyecek derecede benzediği ve dolayısıyla davacının davalı markasına tecavüzde bulunduğu tespit edildiğinden, haksız fiilde bulunan davacının hakkındaki şikayet ve buna bağlı olarak yapılan tahkikat sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.