YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18775
KARAR NO : 2015/3616
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/05/2014 tarih ve 2014/76-2014/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ve dünyanın bir çok ülkesinde tescilli ”…” ibareli markanın sahibi olduğunu; bu markayı Türkiye’de ve … nezdinde tescil ettirmek amacıyla 2008/10522 numarası ile başvuruda bulunduğunu, başvuru ve itirazının … tarafından … Temizlik Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. adına 2003/08636 sayı ile tescilli ”…” markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, … markasının müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır nizasız, fasılasız ve yoğun bir şekilde yurt içinde ve yurt dışında kullanılmakta olduğunu, bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, müvekkil şirket adına tanınır ve bilinir hale geldiğini ileri sürerek, … YİDK’nın 2008-M-6152 sayılı kararının iptaline, başvurunun tesciline, redde gerekçe gösterilen davalı şirkete ait 2003/8636 sayılı markanın önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve başvurunun kötü niyetle yapılmış olması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 07.07.2010 tarihli kısmi ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde yer alan hususlar aynen kalmak suretiyle, davalının 2003/8636 sayılı markasının hükümsüzlüğü taleplerine 556 KHK’nın 42/I-c yollaması ile 14. madde çerçevesinde kullanılmama nedeniyle hükümsüzlük talebini eklemek suretiyle karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı … vekili, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlük gerekçesi olarak dayanılan fiili kullanıma dair belgelerin, bir kısım yurt dışı marka tescilleri ile menşe ülkeden yurt dışına yapılan satışlar ve dergi gibi belgelerden ibaret bulunduğu ve davacının davalı markasının davalı marka başvuru tarihinden önce ‘…’ ibaresini Türkiye’de KHK 8/3 anlamında fiili kullanımla hak elde edecek bir kullanımının bulunmadığı, KHK m. 7/1-i anlamında yurt dışında tescilli tanınmış marka olduğu ve bu tanınmışlığın en azından Türkiye’de ilgili sektör ve tüketiciler nezdinde bilindiği iddiasını kanıtlayan deliller sunulmadığı, dolayısıyla KHK’nın 7/1-i veya 8/4 yada 8/5 hükümleri anlamında davalı markasının hükümsüzlüğünü gerektirecek koşullar oluşmadığı gibi, davalı marka başvuru ve tescilinin kötü niyet barındıran bir marka tescili olduğu iddiasını doğrulayan hiçbir kanıt bulunmadığı gerekçesi ile gerek ıslah öncesi gerekse ıslah sonrası dayanılan tüm nedenler itibariyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.