YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18817
KARAR NO : 2015/4140
KARAR TARİHİ : 25.03.2015
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2014 tarih ve 2014/411-2014/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; davalı bankadan 48 ay vadeli 20.000,00 TL kredi kullandığını, ilk 17 taksidi vadesinde yatırdığını, geri kalan 31 taksit tutarının ödenerek kredinin kapatılmasını istediğini, %2 erken kapama cezası olarak komisyon alınabileceğini ancak faiz indirimi de yapılması gerektiğini, oysa ki hiçbir faiz indiriminden yararlanamadığını ileri sürerek zararının giderilmesini talep etmiş, daha sonra sunduğu dilekçe ile ıslah beyanında bulunarak 3.665,00 TL’nin 13/05/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının ticari kredi kullandığını, sözleşmeye göre erken ödeme halinde indirim yapılacağına dair düzenleme yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıt kredisi kullandığı, erken ödeme nedeniyle banka tarafından bir bedel alınmaması gerektiği, ödeme planına göre davacıdan fazla tahsil edilen ana para farkı olan 3.665,00 TL nin haksız alındığı ve iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.665,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, erken kapatılan banka kredisi için davalı bankanın haksız ve hukuka aykırı olarak yaptığı fazla tahsilatların iadesine ilişkin olup, yargılamayı Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yapan mahkemenin kararı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 07.04.2014 tarih 2014/10628 E.-10490 K. sayılı kararı ile davacı tarafından kullanılan kredinin ticari kredi olduğu ve davacının tüketici sıfatı bulunmadığı gerekçesi ile görev yönünden bozulmuş, bozma sonrası mahkemece başkaca inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın bozma öncesinde alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak davacının tüketici olduğundan bahisle kredi sözleşmesinin hükümleri Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmiş ve haksız şart içeren sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bozma ilamında da açıklandığı üzere davacının kullandığı kredinin ticari kredi
olduğu gözetilerek bu kapsamda bir değerlendirme yapılması gerekirken TKHK hükümlerine göre değerlendirme yapan rapora itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.