YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18871
KARAR NO : 2015/4396
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/07/2014 tarih ve 2012/511-2014/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakim…. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %10 oranında payının bulunduğunu, geçerli muhalefetlerine rağmen davalı şirketin 13.11.2012 tarihinde sermaye artırımına gittiğini, kararın müvekkilinin şirketteki payının azaltılması amacını güttüğünü, TTK hükümleri gereği şirkete özel denetçi atanması talebinin de genel kurulda reddedildiğini ileri sürerek anılan kararın iptalini, haksız iktisap ve suistimaller ile müvekkilinin hak kayıplarının önlenmesi için davalı şirkete özel denetçi tayinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin zor durumda kalıp sermaye artırımına gitmek istediğini, davacının işini gereği gibi yapmaması nedeniyle şirketin zarar etmeye başlaması, büyük hissedarın verdiği sermayeler ile bu sorunun aşılmasına çalışılmasına rağmen artık sermaye artırımına gidilmesinin gerekmesi, kredilerin yenilenmesi, taahhütlerini yerine getirebilmesi ve ticari faaliyete devam edilebilmesi için dava konusu sermaye artırım kararının alındığını, şirkete özel denetçi atanması talebinin mükerrerlik taşıdığını, yasal mesnedinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alınan sermaye arttırımı kararında dış kaynaklı artırımı teşkil eden 624.029,11 TL tutarındaki kısım açısından TTK’nın 456/1-c maddesine göre “iç kaynaklarından yatırım yapılan artırım hariç payların nakdi bedelleri tamamen ödenmediği sürece sermaye arttırılamaz” hükmüne aykırılık bulunduğu, sermaye arttırım tarihi itibariyle % 10’a yakın ödenmeyen kısmın önemsiz sayılamayacağı, denetçi atanmasına yönelik talebin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.11.2012 tarihli genel kurulun 3 nolu maddesine yer alan dış kaynaklardan sermaye arttırımına ilişkin kararın iptaline, diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, genel kurul kararının iptali ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkin olup mahkemece sermaye artırımına dair genel kurul kararının iptaline, özel denetçi atanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, reddedilen talep yönünden kararı temyiz etmişse de 6102 sayılı TTK’nın 440/2’nci maddesi uyarınca özel denetçi atanmasına ilişkin istemler hakkında verilen kararlar kesindir. HUMK’nın 432/4. maddesine
göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin genel kurul kararının iptaline ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.