YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18879
KARAR NO : 2015/3590
KARAR TARİHİ : 16.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2011/867-2014/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile … tarafından kurulan davalı şirketin 20/10/2008 tarihinde Ticaret Sicili’nde ilan edildiğini, 15/01/2010 tarihinde tasfiye kararı almak adına genel kurul toplantısı yapıldığını, ancak toplantının akamete uğramasının ardından diğer ortak tarafından alınan ancak müvekkilinin imzası bulunmayan kararla şirket merkezinin … başka bir şirketi adresi olarak gösterildiğini, aynı kararda müvekkilinin temsil yetkisinden azil edilerek, … tek başına temsil yetkisine haiz olduğu kararının alındığını, bundan sonra müvekkilinin adresi değişen şirket merkezine sokulmadığını, şirket defterlerinin gizlendiğini, davalı şirketin temsilcisi … kendinin müdür olduğu aile şirketinin Anadolu Bankası’ndaki kredi hesabına dava konusu şirketin alacaklısı olduğu çekleri ciro ettiğini ve kendi şirketi hesabına virman suretiyle para aktardığını, davalı şirketin borcunun ödenmemesi nedeniyle takibe maruz kaldığını, bu durumların şirketin itibarını zedelediğini, şirketin faaliyetini sağlayacak olan makinelerin … tarafından satıldığını ve haciz ile muhafaza nedenleriyle şirketin faaliyet yapamaz hale geldiğini, davalı şirketin yeminli mali müşavir. … ücreti ödenmediğinden … 20/03/2010 tarihli tutanak ile şirket defterlerini teslim alıp kendi muhasebecisine götürdüğünü, temsilcisi ortak … Maliyeye beyan vermemesinden dolayı, dava konusu şirketin maliyedeki kaydının silindiğini, davacı ile … arasında birçok dava bulunduğunu, ortaklar arasındaki husumetin kalıcı hale geldiğini ve bu nedenlerle şirketin faaliyette bulunmasının imkansızlaştığını ileri sürerek şirket fesih ve tasfiyesine ve bu nedenle tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şirket ortakları arasındaki mevcut anlaşmazlıklar karşılıklı ihtarlaşma, şikayetler neticesinde açılan ceza davaları ile şirket ortakları arasındaki anlaşmazlığın hatsafhaya ulaştığı, şirket ortaklarının tekrar bir araya gelerek şirketi idare ve idamesinin mümkün olmadığı, kaldı ki ortaklar arasındaki mevcut anlaşmazlıklar nedeni ile şirketin faaliyetinin de durma noktasına geldiği,
şirketin faaliyetinin gayri faal hale gelmek üzere olduğu, karşılıklı güven ilişkisinin zedelendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile haklı sebepler nedeni ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir … seçilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 24,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
A-1 Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
A-2 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
(BAKİYE) aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(F/6) temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(İADE) tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(F/4) ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.