Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/19092 E. 2015/4765 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19092
KARAR NO : 2015/4765
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2013/7-2014/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların …Tic. Ltd. Şti’de ortak olduğunu, şirket müdürü sıfatı da bulunan davalının şirket hesabına geçirmesi gereken paraları şahsi hesabına aktardığını ileri sürerek davalının şirkette sahip olduğu yönetim hakkı ve temsil yetkisinin TTK’nın 630/2. maddesi uyarınca kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ticaret Sicil Gazetesi’nin 19.06.2013 tarihli nüshasında yayınlanan karar ile davalının imza yetkisinin kaldırıldığı, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı vekilinin 11.03.2014 tarihli celsede bilirkişi incelemesi talep etmediklerini beyan etmesine ve davacının dava tarihi itibariyle işbu davayı açmakta haklı olduğunu ispatlayamamış olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, mahkemece dava tarihinde davalının haksız olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı ve davalının dava açılmasına sebebiyet verdiğine dair delil elde edilemediği kabul edildiği halde kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.