YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19102
KARAR NO : 2015/4016
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/10/2014 tarih ve 2014/977-2014/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin Bursa Şubesi’nde hesaplarının bulunduğunu, bu hesaplara toplam 409.000,00 TL yatırıldığını, davalı kurum yetkilileri ile yapılan görüşmede özellikle riskli işlemlerden kaçınılması gerektiğinin belirtildiğini, yatırımlarının güvencede olduğunu düşünerek günlük yaşantılarına devam ettiklerini, bir müddet sonra bu yatırımlarının değer kaybettiğini öğrendiklerini, kalan meblağı da kaybetmemek için 65.000,00 TL’yi 17/09/2007 tarihine kadar bir kısım ödemeler için virman ettiklerini, 92.000,00 TL’yi 01/12/2007 tarihinde, 31.500,00 TL’yi ise 11/12/2007 tarihinde çektiklerini, dolayısıyla yatırılan 409.000,00 TL’den dolayı kar elde edemedikleri gibi 220.500,00 TL’nin iadesinin de yapılmadığını, genel merkez tarafından yapılan inceleme sonucunda personelden birinin iş akdinin fesih edildiğini, diğerinin de başka şehre tayininin çıkarıldığını, davalının zararın bir kısmının giderilmesini teklif ettiğini, yapılan işlemlerden davacıların önceden haberdar edilmediğini, alım satımlarda talimatsız işlem yapıldığını, günlük alım satımlarda hesapsız ve ölçüsüz davranılıp açığa işlemler yapıldığını, müvekkillerinin alım satım işlemlerinden 90.000,00 TL, komisyonlardan dolayı ise 200.000,00 TL zararının olduğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000,00 TL’nin avans faizi ile ve BK’nın 105. maddesi uyarınca munzam zararla birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 09/06/2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 250.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacılardan alınan talimatlara göre hareket ettiğini, borsanın riskli bir yatırım aracı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahekemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, dava konusu işlemlere davacıların icazet verdiği, bu durum karşısında artık davalıdan tazminat talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.