YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19147
KARAR NO : 2015/4914
KARAR TARİHİ : 08.04.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2012/146-2014/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekilinin TPE nezdinde tescilli ”…” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, davalının ”www….com.tr” isimli internet sitesi üzerinden ”…” adıyla internet hizmeti verdiğini, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının ‘…” markası üzerindeki kullanımının hukuka aykırı olduğunun tespitini, bu internet sitesinde davalının… ADSL markasını kullanmasının engellenmesini, marka hakkına tecavüzün men’ ini, … ADSL markasını taşıyan tüm materyalin toplatılarak imha edilmesini, 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş,17/12/2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 357.889 TL’ye yükseltmiş; birleşen davada ise davalının ”www….com.tr” internet alan adını değiştirerek, ”www….com.tr” internet alan adını taşıyan sitesinde ”…” ibaresini haksız olarak kullandığını, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının ”www….com.tr” internet sitesinde ve alan adında ”…” markasını kullanmasının engellenmesine, bu kullanımının hukuka aykırı olduğunun tespitini, marka hakkına tecavüzün men’ ini, bu ibareyi taşıyan tüm materyallerin toplatılarak imhasını, 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep etmiş, yargılama aşamasında talebini ıslah ederek 357,889 TL ‘ye yükseltmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen davada, davacının … markasını kullandığını, bu marka ile müvekkiline ait ”…” biçimindeki kullanımın karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın marka tescili kapsamında ”internet hizmet sağlama hizmeti”nin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının marka tescillerin internet servis sağlama hizmetlerini de kapsadığı, davalının ”www….com.tr” internet sitesi içeriğinde, ”www….com.tr ” internet sitesinde ise hem alan adında hem içeriğinde ”…” markasını kullandığı, davalının bu kullanımının 556 sayılı KHK’nın 9 ve 61. maddeleri gereğince davacı markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesi ile asıl davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne, davalının internet hizmet servislerinde … markasını kullanması nedeniyle eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmasından dolayı, davalının bu markayı internet erişim ve servis sağlama faaliyetlerinde kullanmasının durdurulmasına, davalının marka hakkına tecavüz eylemlerinin men’ine, bu ibareyi taşıyan ürün, broşür, katalog ve her türlü tanıtım malzemelerinin toplatılarak imhasına, takdiren 99.355,13 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile davalının internet alan adında ve site içeriğinde … ibaresini kullanması nedeniyle davalının eyleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine, bu şekildeki kullanımın davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeniyle davalının bu şekilde kullanımının men’ine, takdiren 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının ”…” ibaresini taşıyan tüm broşür, katalog, ürün ve benzeri reklam ve tanıtım malzemesinin toplatılarak imhasına karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her davanın açıldığı tarihteki hukuki durum itibariyle dikkate alınacak olmasına ve tecavüzün varlığının belirlenmesi nedeniyle mahkemece gerçek zararın tazmini amacıyla davacının tercih ettiği lisans bedeli üzerinden hesaplama yapılarak hüküm verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 5.602,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.