YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19187
KARAR NO : 2015/4749
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/09/2014 tarih ve 2014/179-2014/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … … Bankası Şubesi’nde bulunan 34678439-… numaralı hesabına 04/10/2005 tarihinde 89.600 Euro yatırdığını, bu paranın daha sonra 34678439-.. nolu hesaba aktarıldığını, müvekkilinin 18/06/2009 tarihinde hesabından para çekmek için bankaya gittiğinde hesabındaki paranın çekildiğini öğrendiğini, savcılığa şikayet sonucu paranın müvekkilinin oğlu olan davalı …’nin hesabına aktarıldığının anlaşıldığını, bu işleme müvekkilinin bilgisi ve rızası olmadığını, müvekkilinin çok yaşlı olduğunu, okuma yazma bilmediğini, davacı müvekkilinin okuma-yazma bilmemesinin banka personeli tarafından bilindiğini, davacı müvekkilinin imza atmadığını, mühür ya da parmak izi kullandığını, müvekkilinin irade fesadına uğratılarak parasının oğlunun hesabına aktarıldığını, bankaların yapacağı işlemlerde azami dikkati ve özeni göstermek zorunda olduklarını, buna göre 94.490 Euro gibi büyük meblağlı mevduat işleminde gerekli belge ve imza örneklerinin alınması, okuma-yazma bilmeyen müşterinin bu durumunun tespiti ile parmak izi ve şahitler huzurunda yapılması ve ödemeler de yapılırken gerekli incelemelerin yapılması gerektiğini, davalı … Bankası A.Ş’nin bu hususlara uymadan işlem yaptığını ileri sürerek, 95.490 Euro karşılığı 176.000 TL’nin 07/10/2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu hesabın vade sonları ve temdit (yenileme) tarihleri davacı tarafından çok iyi bilindiğinden bu hesapla ilgili davaya konu işlemlerin de davacı tarafından gerçekleştirildiğini, oğlu olan diğer davalı ile birlikte bizzat bankaya gelerek paranın oğlunun hesabına aktarılmasını istediğini, söz konusu havale işleminin davacının vadeli hesabında para kalmaması nedeniyle davacı yönünden hesabının kapatılması ve akabinde de kapatma fişindeki talimata karşılık diğer davalının hesabına yatırma şeklinde gerçekleşmiş olduğunu, Bankacılık Kanunu’nda havale işlemleriyle ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığını, 07/10/2008 tarihinde gerçekleştirilen havale talimatına davacının imzasının alındığını, davacı vekilinin davacının okuma yazma bilmediği gerekçesiyle imzasının geçerli olmadığı hususundaki iddialarının davanın sonucuna bir etkisi bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …vekili, davacının rızası ile dava konusu parayı müvekkiline verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada, davacının havale işleminin akabinde banka tediye fişini imzaladığı, hesap cüzdanında da davacının imzasının mevcut olduğu, bu nedenle davacının okuma yazma bilmemesinin iradesinin fesada uğratıldığını göstermeyeceği, işlem tarihi ile bankaya başvuru tarihi arasındaki süre de nazara alındığında davacının iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.