Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/19228 E. 2015/4351 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19228
KARAR NO : 2015/4351
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2014/142-2014/355 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin davalı bankadan Genel Kredi Sözleşmesi gereğince kredi kullandığını, kredi borçlarının düzenli olarak ödendiğini, müvekkil şirketin borcunu erken kapatmak için davalı bankaya başvurduğunu, davalı bankanın faiz ve anaparanın yanında kredi limitinin %2.967’si oranında cezai şart tutarının ödenmesini istediğini, müvekkilinin bu cezai şart uygulamasıyla ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, sözleşme gereği cezai şartın kredi limitinin %2’sinden fazla olamayacağını, bu durumun mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek fazla tahsil edilen 17.599,40 Euro karşılığı olan 53.398,33 TL’nin tahsil tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, erken ödeme komisyonunun taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi gereğince tahsil edildiğini, sözleşme gereği erken ödeme komisyonunun kullanılan kredinin %3 olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların tacir olmaları sebebiyle basiretli iş adamı gibi davranmak zorunda oldukları, davalı bankanın kullandırdığı kredinin erken ödemesi nedeniyle beklediği kârdan mahrum kaldığı, sözleşmede %3 oranında erken ödeme komisyonu öngörüldüğü, tahsil edilen erken ödeme komisyonunun sözleşmeden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.