Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1923 E. 2014/10291 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1923
KARAR NO : 2014/10291
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2013/386-2013/488

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2013/386-2013/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketten istifa etmek suretiyle 01.07.2011 tarihinde ayrıldığını rekabet yasağı ve gizlilik taahhütnamesine aykırılık teşkil edecek biçimde İstanbul’da bulunan dava dışı M.. N.. İlaç San. A.Ş’de regülasyon-ruhsatlandırma sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, davalının rekabet yasağına aykırılık teşkil eden işlem ve eylemleri nedeniyle cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL cezai şart alacağının 04.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, davasının ıslah ederek talep sonucunu 20.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin çalışma koşullarının ağırlığı nedeniyle işten ayrıldığını, davaya dayanak yapılan sözleşmenin müvekkiline okuma imkanı verilmeden ve içeriğini öğrenmeden imzalatıldığını, sözleşmenin boş kısımlarının sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin yaptığı iş ve konumu itibariyle davacı şirketin müşteri portföyü, gelir kaynakları ve ticari sözleşmeler gibi sırlarına ulaşabilecek konumda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkette ruhsatlandırma departmanında işverenin iş sırlarına erişebilecek bir konumda çalışan davalının 01/07/2011 tarihinde istifa ile davacı şirketten ayrıldıktan hemen sonra taraflar arasındaki rekabet yasağı getiren sözleşme hükümlerine aykırı olarak aynı konuda faaliyette bulunan dava dışı şirkette 18/07/2011 tarihinde ruhsatlandırma departmanında işe başlamak suretiyle rekabet yasağına aykırı davrandığı, davacının sözleşme ile kararlaştırılan maktu ceza şart alacağını davalı borçludan isteyebileceği, kararlaştırılan ve talep edilen cezai şart miktarının davalının ekonomik olarak mahvına neden olacak dereceyi bulduğu, bu nedenle talep edilen cezai şart miktarının %50 oranında tenkise tabi tutulmasının hak ve adalet kurallarına uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı, davalının işçisi iken işten ayrıldığını, davalı işçi ile aralarında rekabet yasağı sözleşmesi bulunduğunu, davalının bu sözleşmeye aykırı hareket ettiğini iddia ederek sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı talep etmiştir. Ancak, davacının delil olarak dayandığı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile rekabet yasağı sözleşmesinin dava dışı N.. A.. San. ve Tic. A.Ş. arasında olup, davalı şirketin ise tam unvanı N.. A.. A.. San. ve Tic. A.Ş’dir. Bu durumda, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olmasının geçerlilik koşulu olduğu gözetilerek, sözleşmeyi yapan şirket ile iş bu davayı açan şirketin aynı şirket olup olmadığı ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.