Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1926 E. 2014/9456 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1926
KARAR NO : 2014/9456
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2012/413-2013/506

Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2012/413-2013/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin Y. Denizli 29.09.1999 tarihinde 4.035 TL tutarlı hesap açtıklarını, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile offshore hesabına havale edildiğini, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığını ileri sürerek, anılan miktarların faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, bankaların farklı tüzel kişiliği bulunduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının talimatı ile paranın yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı bankanın Denizli Şubesi’nde hesap açtığı, çalışanların yönlendirmesi ile off shore hesabına havale edildiği, banka yöneticileri hakkında ceza davası açıldığı, davalıların zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.035 TL’nin 29.09.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı I. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TMSF’nın temyiz istemine gelince, davacı taraf dava dilekçesinde Y. A.Ş.’de hesabının bulunduğunu, banka personelinin yönlendirmesi ile paranın off shore hesabına aktarıldığını. Bankanın TMSF’na devredildiğini, bilahare S. A.Ş. nezdinde birleştirildiğini, sonradan O. AŞ.’ne devredildiğini, nihayet O.da tüm aktif ve pasifiyle birlikte I.. A..’ne satıldığını ileri sürerek, işbu davayı davalı I.. A..’ne ve hesap yatırılan bankaya izafeten payları devralan olduğu için dava dilekçesinde TMSF’na yer verilmiştir. Bir başka deyişle, davada TMSF’na davalı olarak husumet tahmil edilmemiş, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır.
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yaranına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. A..’ye iadesine, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.