Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1950 E. 2014/11278 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1950
KARAR NO : 2014/11278
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 43. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2012
NUMARASI : 2011/226-2012/202

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/09/2012 tarih ve 2011/226-2012/202 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı I.. A..vekili Av. E. I. ve TMSF vekili Av. C. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankaya devrinden önce S. A.Ş.’nin Avcılar Şubesine 03.12.1999 tarihinde yatırılan 15.000 ABD Doları paranın anılan banka yönetimi tarafından KKTC’de paravan olarak kurulan dava dışı E.bank Off Shore Ltd.adlı banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın banka yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın kanuna aykırı işlemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 15.000 ABD Dolarının vade sonu olan 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 akdi faiz, 04.01.2000 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar da 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca % 17,50 akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka ve ihbar olunan TMSF vekili, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının yerinde olmayan zamanaşımı definin reddi ile uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu, davalı banka tarafından E.bank Off Shore Ltd.’e gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından dolambaçlı yollardan Garipoğlu grubuna ait şirketlere geri dönmeyecek şekilde usulsüz şekilde kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, alacağın dava dışı E.bank Off Shore Ltd.’den tahsil imkanının bulunmadığının ve uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore’a yönlendirdiği, bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil edememesinden davalı bankanın da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 15.000 ABD Dolarının 02.11.1999 tarihinden itibaren 04.01.2000 tarihine kadar %17,50 akdi faiz, 04.01.2000 tarihinden itibaren de 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarınca ABD Doları cinsinden yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte borcu üstlenen TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, borcu üstlenen davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, Off Shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Hüküm altına alınan miktara hesaba yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de davacı, iradesinin sakatlanarak paranın Off Shore Bankası’na gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, davaya konu yabancı para cinsinden alacağa hesaba yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vade sonuna kadar akdi faize karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, TMSF tarafından tek taraflı olarak alınan karar ile davalı I.. A.. borcunun üstlenilmesi, davacı tarafından hakkında dava açılan ve dava konusu işlemden sorumlu olan I.. A..’nin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Bu durumda mahkemece, dava konusu borçtan hem davalı banka hem de borcu üstlenen TMSF’nin sorumlu tutulması gerekirken sadece borcu üstlenen TMSF’nin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle TMSF yararına, sadece (3) numaralı bentte açıklanan nedenle ise davacı taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı TMSF’ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.