Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1963 E. 2014/13508 K. 10.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1963
KARAR NO : 2014/13508
KARAR TARİHİ : 10.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 33. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2012
NUMARASI : 2011/170-2012/271

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2012 tarih ve 2011/170-2012/271 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri ve fer’i müdahil tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. M.Ç., davalılardan T.. T.. vekili Av. C. K. ve I.. A… vekili Av. E. I. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce S.AŞ’nin Denizlli Şubesi’ne 27.07.1999 tarihinde 26.350.00 USD’sini vadeli olarak yatırdığını, vade sonu olan 14.12.1999 tarihinde 28.428.00 USD olan mevduatının vadesinin 18.01.2000 tarihine kadar uzatıldığını, müvekkilinin yatırmış olduğu parasının henüz vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde S. AŞ yönetimine BDDK tarafından el konularak bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılarak yönetiminin T.. T..’ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı O. AŞ ile birleştirildiğini, yapılan araştırmada müvekkilinin bankaya yatırmış olduğu mevduatın S. AŞ yönetimi tarafından KKTC’de paravan olarak kurulan dava dışı E. Off Shore Ltd. adlı paravan banka hesabına aktarıldığını, müvekkilinin bankalara olan güveninin kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paranın S. A.Ş Yönetimi tarafından grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek, asıl davada şimdilik 6000 TL’nin tahsilini, birleşen davada ise fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 26.350 USD’nin vade sonu olan 14.12.1999 tarihine kadar işlemiş faiz üzerine eklenerek oluşan 28.428,00 USD’nin vade sonuna kadar akdi, vade sonundan itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi gereğince döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve borcu üstlenen vekili ile fer’i müdahil vekili ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının 27.07.2009 tarihli açtırdığı mevduat hesabındaki döviz cinsinden parasının aynı tarihli havale işlemi ile Kıbrıs’ta kurulu Efektif Bank Off-Shore hesabına havale edilmiş gibi gösterilerek, davalı T.. T..’nin devralıp borçlarını üstlendiği davalı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutularak bünyesinde kalan 26.350 USD miktarlı mevduatın davacıya geri ödenmediği anlaşıldığından iadesinin gerekeceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile 6000 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen davada ise asıl davada hükmedilen 6.000 TL’nin toplam mevduattan döviz karşılığının mahsup edilerek bakiye 21.880,39 USD asıl alacak ve birleşen dosya dava tarihine kadar işlemiş 16.534,17 USD faizi olmak üzere toplam 38.414,56 USD’nin TL karşılığının 58.390,13 TL olduğunun tespiti ile davacının birleşen dosyadaki talebinin TL karşılığı olarak bu miktarın altında kaldığının anlaşılması nedeni ile 37.494,00 TL’nin yukarıda belirtilen USD cinsinden asıl alacağına dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi hesaplanarak ödeme tarihindeki kur karşılığının belirlenip davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ilk davayı açarken dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK’nın 83. maddesine göre tercih hakkını kullanarak, borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini talep etmiş olması nedeniyle, bakiye kısım için açılan birleşen davada da mahkemece Türk Lirası’na hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafından İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada dayanılan vakıaların farklı olması nedeniyle işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmemesine ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ile davacıların zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle, zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre feri müdahil vekilinin ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazları ile davacı vekili ve fer’i müdahil vekillinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Ancak; davacı birleşen davada, temdit sonucu oluştuğu iddia ettiği alacağının 14.12.1999 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece, talep aşılmak suretiyle, 28.08.2010 tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılmak suretiyle işlemiş faizin de hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, asıl alacağa işlemiş faiz eklenmek suretiyle oluşan alacağa bir kez daha faiz uygulanmasına karar verilmesi de, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 104/son (6098 Sayılı TBK’nın 121/son) maddesinde belirtilen ve kısaca “faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olduğundan doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı banka ve borcu üstlenen T.. T.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin tüm, davalı vekili ve borcu üstelenen T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve borcu üstelenen T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve borcu üstlenen T.. T.. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden fer’i müdahilden alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.