Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/1970 E. 2014/9393 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1970
KARAR NO : 2014/9393
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ : … 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.09.2013 tarih ve 2012/72-2013/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin 1977 yılında kurulan kurumda psikolog olarak çalışmakta iken 2001 yılında kurumu devraldığını, … ibaresini 2004/37329 sayı ile 41 ve 43 sınıflarda adına tescil ettirdiğini, davalının işletmesinin ……ANAOKULU adıyla faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin, ticaret unvanında yer alan … ibaresini öne çıkarıp markasal olarak kullandığını, davalıya ait okulun tanıtım kataloglarında, kartvizitlerinde vs. tanıtım vasıtalarında müvekkiline ait markanın kullanıldığını, bu durumun müvekkilin markasına tecavüz teşkil ettiğini, davalının eyleminin aynı zamanda …’nın 56, 57. ve 58. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin marka haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, ürün tanıtım vasıtası, ticari evrak ve internet ortamında Türkiye’de ve … dışında kullanımının önlenmesini, kullandığı alan adlarının iptalini, yasaklanmasını, hüküm özetinin ilanını, dava tarihinden itibaren 10.000 USD kullanım bedeli ile dava tarihinden itibaren kullanımın devamı halinde ise dava tarihinden sonraki dönem için 10.000USD kullanım bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, müvekkili şirketin 1976 yılından itibaren ticaret siciline kayıtlı olup kuruluşundan beri de işletme adı olarak “……Anaokulu” ibaresini kullandığını ileri sürerek, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada da ibare üzerindeki markasal ve unvan olarak kullanım öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, 556 sayılı KHK’nın 8/5 ve 42. maddeleri uyarınca davacı-karşı davalı adına tescilli 2004/37329 nolu markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, haksız rekabetin tespiti ile men’i ile sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, … Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün 30/05/2013 günlü yazısına göre davacının “…” ibaresini kullanımının 1999’da başladığı, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre 1983 yılında kurulduğu, davalı tarafından ibraz edilen ve 1986 yılına dayanan gazete haber ve tanıtım vasıtalarından davalının bu ibareyi sadece ticaret unvanı olarak değil tescilsiz marka şeklinde de kullandığının anlaşıldığı, tarafların ”…” ibaresini uzun yıllardan beri bazı ilave eklerle tescilsiz marka olarak kullandıkları, davacının ilk kullanımından bu yana (1999) 12 yıl, davalının ilk kullanımından beri ise 25 yılı aşkın süre geçtiği, davacının markası 2004’de tescil edilmiş ise de tescilsiz kullanımı 1999’da başladığından tescilsiz kullanım başlangıcına göre hak düşümü süresinin geçtiği, davalının da ticari unvanında ayırd edici unsur olan ibareyi asgari 25 yıldan beri markasal olarak da kullanagelmekte olduğu anlaşıldığından davalının tescilsiz kullanımı bakımından da davacı aleyhine hak düşümü söz konusu olduğu, dava konusu ibare üzerindeki öncelik hakkı davalıda olduğundan davacının davasının hem hak düşümü hem de ibare üzerindeki öncelik hakkının davalıya ait olması nedeniyle reddi gerektiği, karşı davada ise davacı-karşı davalının 1999’dan beri “Küçüğüm …” ibaresini tescilsiz olarak kullandığı ve daha sonra 2004 yılında aynı hizmetler için tescili nedeniyle davalının karşı davacının bu kullanıma çok uzun süre sessiz kaldığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.