Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2012 E. 2014/9451 K. 21.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2012
KARAR NO : 2014/9451
KARAR TARİHİ : 21.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.10.2013 tarih ve 2013/324-2013/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26/03/2009 tarihinden bu yana davalı şirkette %10 hisse sahibi ortağı olduğunu, şirkete 10 yıl için diğer ortak davalı …’in eşi … ‘in dışarıdan müdür olarak atandığı, müdürün kendisine verilen yetki sınırını aşarak şirketi zararı sokacak işlemler yaptığını, bu duruma diğer ortak … tarafından göz yumulduğunu, ayrıca şirket müdürü eşinden de aldığı destek üzerine müvekkile davalı şirket için başka bir ortak bulduğunu, onunla anlaşacağını, bu nedenle hissesini ona devretmesi gerektiği hususunda baskı uygulamaya başladığını, bu hareketler neticesinde diğer ortağa olan güvenin tamamen sarsıldığını, şirket müdürünün aynı şirket adresinde, şirketin faaliyet alanına giren bir konuda şirket kurduğunu ve/veya ortak olduğunu, bu şirkette genel müdür sıfatıyla çalıştığını, böylece rekabet yasağını ihlal ettiğini, ortaklığın devam etmesinin müvekkil için anlamsız hale geldiğini, anlaşmazlığın ciddi boyutlara ulaştığını, ortaklar arası güven ve işbirliğini zedeleyen davranışların …’nın 594/4 maddesine göre haklı nedenlerle limited ortaklığının sona ermesi nedeni olduğunu ileri sürerek, şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, müvekkil şirketin 31/03/2009 tarihinde kurulduğunu, davacının %10 oranında hisse sahibi olduğunu, şirketin kurulmasına gerekli olan bütün sermaye ve teminatların şirket müdürü ile davalı şirket ortağı tarafından karşılandığını, davacının şirketin kurulması, yatırım yapması veya diğer aşamalarda herhangi bir katkısı olmadığını, maddi anlamda bir desteğinin bulunmadığını, davacının ayrıldığı eşi … ‘in şirkette çalışması koşuluyla, %10 oranında hissedar olmayı kabul ettiğini, birlikte hizmet akdi yapıldığını, davacının eski eşi işi bıraktığı için şirkette çalışmayınca müvekkillere 50.000,00 TL karşılığı hissesini devredeceğini söylediğini, teklif fahiş olduğu için kabul görmeyince, müvekkillerin tarım kredisi kullandıkları bankaya karşı zor durumda bırakma amacıyla davanın açıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, fesih için haklı neden oluşmadığı, davalı …’ye husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, feshe ilişkin istemin reddine, davalı … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.