YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2051
KARAR NO : 2014/9409
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
MAHKEMESİ : ANTALYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2012/152-2013/101
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/03/2013 tarih ve 2012/152-2013/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin adına tescilli “T.. marka kimyasal gübre üretip pazarladığını, bu ürünlerden “H.. Map” isimli gübrenin “T.. markalı ambalajlar içerisinde davalı tarafından satıldığını, Tarım İl Müdürlüğü’nce yapılan incelemede üzerinde “T.. markası bulunan ambalajlar içerisinde satılan gübrenin sahte olduğunun belirlendiğini, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalının müvekkiline ait markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplanacak maddi tazminat miktarına 556 sayılı KHK’nin 67. maddesine göre takdiren eklenecek bedel toplamı olarak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın tecavüz tarihi olan 28/07/2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin gübre imalatı yapmayıp paketlenmiş şekilde aldığı ürünlerin satışını yaptığını, davaya konu olan ürünleri üç çuval olarak .. isimli şahıstan alındığını, ürünlerin faturası getirilinceye kadar muhafaza edilmek üzere depoya kaldırıldığını, yani satışa sunulmadığını, ambalajlı ürünün sahte olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 11.06.2012 bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre bir torba M..marka gübre bedelinin 125 TL olup, 3 torba Map gübre bedelinin 375 TL olduğu, sahteliği kanıtlanan ve davacıya ait ambalaj içinde satışa arzedilen ürünler nedeniyle davacıya ait markaya olan güvenin sarsıldığı, bu nedenle ticari itibarını zarar gördüğü sabit görüldüğünden davacının manevi tazminat talebinin uygun olduğu, davalının faturasız olarak satın aldığı, T..markalı H.. Map ürünü iş yerinde kontrolsüz şekilde piyasaya sürdüğü, bu şekilde haksız kazanç elde ettiği göz önüne alınarak ve sahte marka ürünlerin satışa arzı halinde bedelinin 3 katına kadar tazminata hükmedilebileceği 556 sayılı KHK’nın 67. maddesinde düzenlendiğinden olayın meydana geliş şekli, davalının söz konusu sahte ürünü piyasaya arz etmesi gibi nedenler dikkate alınarak taktiren 1.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3 torba map gübre bedeli olan 375,00 TL’den 556 sayılı KHK’nın 67. maddesi dikkate alınarak takdiren artırım yapılarak 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin Türkiyede tirajı yüksek iki gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1 – Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı, davalı vekilinin (3) numaralı bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde talep olunan tazminatlara ilişkin olarak reeskont faizi isteminde bulunulmasına karşın, mahkemece hüküm altına alınan miktarlara faiz uygulanmaması doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3 – Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildikten sonra, kısmen ret hükmü kurulan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/4 maddesi gereğince ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tek vekalet ücreti ile yetinilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.