Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2068 E. 2014/8942 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2068
KARAR NO : 2014/8942
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2013
NUMARASI : 2009/87-2013/255

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 2009/87-2013/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin TPE’nin tasarım bülteninde 2055/05300-4 numarası ile yayımlanan, tasarımının yeni ve ayırt edicilik özelliği bulunmadığını, bu tasarımın aynısı veya benzerinin müvekkili tarafından da tescilden çok önce ticari olarak satıma konu edildiğini ve bu tasarımın aynısı veya benzerinin, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında mermer mozaik gibi doğal taş ve madencilik sektöründe faaliyet gösteren şirketler tarafından uzun yıllardır kullanıldığını ileri sürerek davalının 2005 05300/4 sayılı tasarımının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dosya kapsamına sunulmuş olan kataloglarda yer alan tasarımlara bilgilenmiş kullanıcı gözüyle bakıldığında aralarında genel izlenimde aynılık derecesinde benzerlik olduğu, sunulan katalogların tasarım tescil başvuru tarihi olan 02/01/2006’dan önceki dönemi kapsadığı, bu durumda tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı adına TPE nezninde tescilli 2005/05300- 4 sıra nolu tasarımın hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesi uyarınca, bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, davalının hükümsüzlük davasına konu tasarımı ile dava dışı 3 farklı firmanın kataloğunda bulunan tasarımların karşılaştırılması sonucu bu kataloglarda bulunan desenlerin davalının tasarımına benzer olduğu görüşü açıklanmıştır. Ancak, hükme esas alınan bu raporda karşılaştırma yapılan tasarımların kataloglarda bulunan hangi tasarımlar olduğu denetime imkan verecek şekilde gösterilmemiş, farklılıkları üzerinde durulmamış ve yukarıda belirtilen 7. madde kapsamında ayrıntılı bir inceleme yapılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece Yargıtay denetimine de imkan verecek bir bilirkişi raporu alınması suretiyle davalının tasarımı ile sunulan örneklerin birebir kıyaslanarak, farklılıklarının ve benzerliklerinin ortaya konulması ve oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.