Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2128 E. 2014/8997 K. 12.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2128
KARAR NO : 2014/8997
KARAR TARİHİ : 12.05.2014

MAHKEMESİ : ARAKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2012/78-2013/268

Hasımsız olarak görülen davada Araklı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2013 tarih ve 2012/78-2013/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu, keşidecisi Z..A.. olan, Türkiye İş Bankası Araklı Şubesi’ne ait 25.8.2012 vadeli 11.500 TL tutarındaki .., 25.9.2012 vadeli 11.500 TL tutarındaki 1014047 seri nolu, 25.10.2012 vadeli 11.500 TL tutarındaki 1014048 seri nolu, 25.11.2012 vadeli 11.500 TL tutarındaki ., 25.12.2012 vadeli 12.000 TL tutarındaki 1014050 seri nolu çeklerin müvekkil şirketin rızası hilafına elinden çıktığından üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulma ihtimali bulunduğundan ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına ve çeklerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı esas alınarak, dava dilekçesinde özellikleri belirtilen çeklerin TTK’nın 759/1. maddesi uyarınca davacı hamilin, çekler elinde iken ziyaya uğradığını inandırıcı şekilde gösteren delilleri mahkemeye sunmadığı, delilleri ve tanıklarının isim ve adreslerini bildirmek üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen delillerin mahkemeye sunulmadığı, davacı hamilin çeklerin kaybolduğuna dair iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, iptali istenen çeklerin, davacı elinde iken, rızası dışında ziyaa uğradığı yönünde mahkemede kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Somut olayda davacı tarafından, dava konusu çeklerin kaybedildiği ileri sürülmüştür. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunulmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, zayi nedeniyle çek iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dava sırasında yapılacak olan ilanlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek, ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla mahkemeyi tereddüde sevk eden hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır. Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden davacının zayi iddiasının yeterli sayılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.