Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2129 E. 2014/9305 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2129
KARAR NO : 2014/9305
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Avanos Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 gün ve 2010/665-2012/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.09.2013 gün ve 2012/17691-2013/15798 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dava dışı …’in davalı bankadan çekmiş olduğu tarımsal destek kredisi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine borcun tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin kredi sözleşmesinin teminatını teşkil eden ipoteğin devrini talep ettiğini, ancak davalı bankanın müvekkilinin bu talebini asıl borçludan alacağı bulunduğundan bahisle reddettiğini, müvekkilinin alacaklı bankanın haklarına halef olduğu ileri sürerek, müvekkilinin davalı banka ile asıl borçlu arasındaki kredi sözleşmesindeki alacaklı haklarına halef olduğunun tespiti ile, ipotekten kaynaklanan bütün hakların müvekkiline geçirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı borçlu …’in halen bankalarına olan borcundan dolayı riskinin devam ettiğini, risk sona ermeden ipotek temlikinin kanuni bir zorunluluk olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı lehine dava dışı üçüncü kişi tarafından kurulan ipoteğin 18.12.2007 tarihinde ihdas edildiği, oysa davacının kefaletine ilişkin kredi sözleşmesinin 24.12.2008 tarihinde imzalandığı, verilen kefaletin ipotekten çok sonraya ait olduğu, bu nedenle davalı bankanın diğer alacaklarını tahsil edememe riski altında olacağından ipoteği devretme yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.