Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2222 E. 2014/8576 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2222
KARAR NO : 2014/8576
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/10/2013
NUMARASI : 2012/283-2013/616

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2012/283-2013/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketin ortaklarından olan şirket müdürü .yetkilerinin büyük bir kısmını babası olan davalı A.. Ç..’a devrettiğini, davalının bu yetkilerle şirket adına müşterilerle görüşüp teklifler hazırladığını, şirket faturalarını imzaladığını, müvekkil şirketin davalının sürekli aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketle görüşmesinden şüphelenilmesi üzerine ortaklar kurulu kararı ile .. müdürlükten azledildiğini, davalı A.. Ç..’ın da yetkilerinin iptal edildiğini, davalının birkaç gün sonra davalı şirkette işe başladığını, davalı müvekkil şirketten ayrılırken müvekkil şirketin bilgilerini, müşteri listesini, teklif formlarını vs götürdüğünü, bunları davalı şirket yararına haksız olarak kullandığını, müvekkil şirketin tekliflerinin altında teklif vererek müşterileri davalı şirkete çektiğini ileri sürerek, davalıların haksız rekabeti nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 25.850,10 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı A.. Ç.., davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, bahsedilen olaylarla hiç bir ilgilerinin olmadığını, haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirkette çalışan davalı A.. Ç..’ın davacı şirketin sırlarına vakıf olduğu işten ayrıldıktan sonra aynı işle iştigal eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, sunulan delillere göre davacının tam olarak zararını ispat edemediği, mahkemece bu miktarın 15.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacının şartları oluşmadığından manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılarının eylemleri haksız rekabet oluşturduğundan haksız rekabet sonucu davacının elde edilmesi olanaklı görülen yarar karşılığı 15.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu belirtilmiş ise de, maddi tazminatın ve yargılama giderlerinin “davalıdan” tahsiline denmek suretiyle belirsiz, infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, infazda tereddüt olmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.