Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2275 E. 2014/11280 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2275
KARAR NO : 2014/11280
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 45. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2012
NUMARASI : 2011/323-2012/140

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/09/2012 tarih ve 2011/323-2012/140 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve TMSF vekili ile fer’i müdahil vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/06/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı I. Bank A.Ş. vekili Av. E. I. ve TMSF vekili Av. C. K. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankaya devrinden önce S.bank A.Ş’nin Denizli Şubesi’ne yatırdıkları toplam 100.000 DEM paranın müvekkillerinin bankalara olan güveni kötüye kullanılarak ve iradesi sakatlanarak imzalatılan havale talimatı ile banka yönetimi tarafından KKTC’de paravan olarak kurulan dava dışı E.bank Off Shore Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, bu şekilde toplanan paraların banka yönetimi tarafından grup şirketlerine ve hayali şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle tüketildiğinin tespit edildiğini, davalı bankanın kanuna aykırı eylemleri sonucu müvekkillerinin zarara uğradığını ileri sürerek, yapılan ıslah sonucu 51.129,188 Euro’nun tahsili ile paranın bankaya yattığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Fer’i müdahil şirket vekili, müvekkilinin hakim hissedarı olduğu S.bank A.Ş’nin TMSF’ye olan borçlarının tümünün ödendiğini, davacı alacağının gerçek muhatabı olan off shore bankasından tahsil kabiliyetinin bulunduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacıların S.bank A.Ş., Denizli Şubesi’ne yatırdığı mevduatın E.bank Off Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacıların Devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile off-shore arasında organik bir bağ olduğu, S.bank A.Ş. yönetiminin E.bank Off-Shore Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacıların parasını Off Shore hesabına aktararak davacıların zararına sebebiyet verdiği, bu zararın borcu üstlenen TMSF tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile 51.129,188 Euro’nun 29.12.1999 tarihi itibariyle 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince Euro’ya uygulanan faizi ile birlikte davalı TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve TMSF vekili ile fer’i müdahil vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun, somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, borcu üstlenen TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, off shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacılar tarafından talep edilen miktarların, hesaplara yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiz ve vade sonundan itibaren de akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi uygulanarak tahsili istenmiş ise de davacılar iradelerinin sakatlanarak paranın off-shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandıklarından mahkemece, akdi faiz oranı üzerinden değil de yazılı şekilde 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi yerinde ise de davacılar adına açılan hesaplar farklı tarihlerde ve farklı miktarlarda olup, mahkemece hesapların açıldıkları tutarlar ve her bir hesabın açılma tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde toplam miktara vade sonundan itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu yönden bozulması gerektiği gibi TMSF tarafından tek taraflı olarak alınan karar ile davalı I. Bank A.Ş’nin borcunun üstlenilmesi, davacılar tarafından hakkında dava açılan ve dava konusu işlemden sorumlu olan I. Bank A.Ş’nin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından dava konusu borçtan hem davalı banka hem de borcu üstlenen TMSF’nin sorumlu tutulması gerektiğinden yazılı şekilde borcun üstlenildiğinden bahisle sadece TMSF’nin sorumlu tutulması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı banka vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuş ise de hakkında hüküm kurulmayan davalı bankanın ve davalı banka yanında feri müdahil olan ve davalıya bağlı olarak temyiz hakkını kullanması mümkün olan feri müdahil şirketin, davalı banka hakkında bir hüküm kurulmadığından bu aşamada temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ile fer’i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.