YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2481
KARAR NO : 2014/9910
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2013 tarih ve 2012/65-2013/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009/69971 sayılı ve Vısıon plus+şekil unsurlu başvurusuna, müvekkilinin 85861,2008/26126 sayılı PARLIAMENT+şekil unsurlu v.b. markalarını mesnet göstererek KHK’nın 8/1 ve 8/4 maddeleri uyarınca yaptığı itirazın, … YİDK’nın 2011-M-4590 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkiline ait PARLIAMENT markasının … dışında ilk defa 1958 yılında, Türkiye’de ise 1984 yılında tescil olunduğunu, tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, dava konusu markanın müvekkil markalarıyla benzer olduğunu, tanınmışlıktan yararlanmak amacıyla özellikle bu şekilde tasarlandığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; markaların benzer olmadığını, 8(1)(b) şartlarının oluşmadığını, genel izlenimin farklı olduğunu, davacının Vigor markasına karşı … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2007/2356 E. sayı ile dava açtığını, anılan davanın reddedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, kısmen itibar edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; marka tescil kapsamlarının aynı tür malları kapsadıkları, başvuru markasının “Vision Plus” ibaresi ile “şekil” unsurundan, davacının itiraz gerekçesi markalarının ise “PARLIAMENT” ibaresi ile “şekil” unsurundan ibaret olduğu, markalara konu işaretler üçgen görünümlü “şekil” unsuru yönünden nisbi bir benzerlik taşıyor ise de, bütüncül açıdan değerlendirildiğinde, markaların tamamen birbirlerinden farklı oldukları ve KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline maruz kalmayacakları, hedef tüketici kitlesinin, şekil unsurundan ziyade sigara paketlerindeki yazı unsurunu dikkate alacakları, kaldı ki şekil unsurunun orijinalliği yüksek olan bir görünüm arz etmediği, basit üçgen şekillerini konu aldığı, her iki markadaki üçgenimsi görünümlerin de birbirlerinden tamamen farklı olduğu, bilirkişilerin teknik görüşlerinden (marka tescil kapsamlarının benzerliği) istifade edilmiş ise de markaların KHK’nın 8/1 (b) maddesi anlamında karıştırılma ihtimaline maruz kalıp kalmayacakları hususunun hukuki değerlendirmeye ilişkin olduğu gerekçesiyle, bilirkişi heyetinin aksi yöndeki görüşlerine iştirak olunmadığı, … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2007/235 E. sayılı dosyasında yapılan yargılamada da benzer şekilde; davalı Nameer Nasri adına tescil olunan 20002/33393 sayılı “Vigor + şekil” unsurlu marka ile itiraz gerekçesi markaların, bir bütün olarak karıştırılmaya maruz kalmayacaklarına karar verildiği, kararın Yargıtay tarafından onanmakla 28.05.2013 tarihinde kesinleşdiği, söz konusu davaya konu olan markadaki şekil unsuru ile işbu dosyadaki davaya konu şekil unsurları karşılaştırıldığında; şekil unsurlarının ayırt edilemeyecek derecede benzer oldukları, dolayısıyla, şekil unsuru yönünden de davalı markasının davacının itiraz gerekçesi markalarına benzemediğine dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu, … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2007/235-2010/268 sayılı ilamı, dava konusu markaların ve davanın taraflarının kısmen farklı olması nedeniyle bu dosya için kesin delil teşkil etmemekle birlikte, dava konularının benzerliği nedeniyle bu dosya için güçlü delil teşkil ettiği, davacı markasının tanınmışlığının sadece “Parliament” ibaresi yönünden olması nedeniyle, başvuru markasının tescil olunmasının KHK’nın 8/4 maddesindeki, davacının tanınmış markalarının ayırt edicilik gücüne veya itibarına zarar vermesi ya da davalı şirkete haksız yarar sağlaması ihtimallerinin bulunmadığı, davalı başvurusunun, davacının ticaretini engelleme veya ondan para koparma amacıyla yapıldığının ispatlanamamış olması nedeniyle kötüniyetli başvuru niteliğinde de olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.